Değerli Üyelerimiz sizler için kendimizi sürekli yeniliyoruz. Lütfen 10 saniyede üye olarak bizlere destek olunuz... 😊 Tüm sorunları bize bildirebilirsiniz
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kimsenin yokluğu bu kadar korkutmazdı beni. Kendimi zor günlerin adamı görürdüm ya hiçbir güçlüğün beni bırak yıkmayı sendeletmeyeceğini bile düşünürdüm.
Oysa şimdi yarımım. Ve sen böylesine uzakken benden hiçbir zaman tam olamayacağımı da biliyorum.
`Tasalanma` diyeceksin tasalanmayayım ama kendime bakıyorum da bir kaç umut kırıntısı dışında hiç bir şey göremiyorum.
Nerede olduğunu bilmek ya da döneceğin umuduyla yaşamak da kandırmıyor beni.
Her sabah sensiz uyanmaktan her günün sensiz geçmesinden korkuyorum artık. Bu yüzden uyanmak istemiyorum `uyuduğum uykuları`...
Ve geceler... ne yıldızları görüyorum ne gecenin sesini duyabiliyorum. Saniyelerin ne kadar uzun ne kadar bitmez olduğunu görüp şaşırıyorum. Zamanı bu kadar geçmez kılan sensizliği lanetliyorum. Bir maraton koşucusu gibiyim. Ama finişe ulaşamıyorum bir türlü.
Bildiğim bütün hasret şarkı sözlerilarını ard arda ekleyip söylüyorum. Sesimi kendim bile duymuyorum. Ertesi gece bir kez daha... Her gece aynı hüzün...
Senden bir iz göreceğim diye sokaklara çıkmıyorum artık. Bu kentin her yerinde sen varsın biliyorum. Ve hiçbir köşe başından çıkmayacaksın üstelik.
Yaşamaksa yaşıyorum elbette. Şairin dediği gibi `senden uzak olduktan sonra nerde olsa yaşıyor insan.`
Yokluğunu kabul etmek böylesine zorken hiç olmama ihtimalini düşünemiyorum bile.
Bekleyeceğim seni. Zor olacak çok zor olacak ama bekleyeceğim.
Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.
Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Ellerde dudaklarda ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor kaçıp gitmek istiyor
Yollar ya da anılar boyunca.
Alıp alıp geliyorum uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.
Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...
Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi
her parkı her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...
Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken
beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
Sen yoktun...
Özlem şarkı sözlerilarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra
kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...
Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi
geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu bense seni.
Sen yoktun...
Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
beni çekip almasını istedim. Olmadı.
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
Sen yoktun...
Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
Sen yoktun...
Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere adı duyulmamış
kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.
Sen yoktun...
Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.
Sen yoktun...
Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti sana
kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı bekleyişimin
öyküsünü kimselere anlatamadım.
Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman yaslanacak bir omuz aradım.
İçimi dökecek bir insan aradım.
Sen yoktun...
Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.
Sen yoktun...
desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim
senden kopardım çiceklerin en solmazını
toprakların en bereketlisini sende sürdüm
sende tatdım yemişlerin cümlesini
desem ki sen benim için
hava kadar lazım
ekmek kadar mübarek
su gibi aziz birşeysin
nimetsin nimetsin!!!
desemki
inan bana sevgilim inan
evimde şenliğimsin bahçemde bahar
ben sende yaşıyorum
sen bende hüküm sürmektesin
bırakta ben anlatayım güzelliğini
rüzgarların nehirlerin kuşların seslerinden
şayet bir gün farkedemezsen sesimi
rüzgarların nehirlerin kuşların seslerinden
bilki ölmüşüm
fakat yinede üzülme müsterih ol
ben kabirde böceklere ezberleteceğim güzelliğini
şayet birgün sesimi farkedersen gökkubbede
hatırlaki mahşer günüdür
ortalığa düşmüşüm seni arıyorum
...
Rüya bütün çektiğimiz.
Rüya kahrım
Rüya zindan
Nasılda yılları buldu
Bir mısra boyu maceram...
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi
Bilmezler nasıl sevdik...
İki yitik hasret
İki parça can...
"Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir Şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın..! "
Bu gece..
Hangi yılın hangi ayına ait olduğu önemli olmayan bir gece
Lakin bu gece işte...
Duvarda asılı duran ve sürekli homurdanan yaşlı akreple yelkovan
Yanıba$ımda annanemden kaLma eski bir sehpa
ÜzeRinde siqaRa küLLerine boğuLmuş izmarit doLu bir küLtablası
Ve ben yine aynı yerimde..
Pencere karşısına özenle yerleştirilmiş hatıra yığını o koltuktayım
GönüL gözümLe aydınLatmaya çaLıştığım o a$ina karanLıktayım...
Ve ben yine
Hazin bir ömrün hesabındayım
Yüküm ağır
Yüküm sancılı
Geçen her dakikam bir öncekinden kaygılı..
SiL baştan başLamaya niyet ettiğim ömrümün sonundayım
Zaman daralıyor her saniye başı
Küssün istiyorum akreple yelkovan birbirine.
Zaman dursun istiyorum
Çünkü ....
İçimde birbirine kaRı$an ve duRuLmayı bekLeyen duygular var..
HeR sefeRinde MutLuLukLarıma galip geLen pi$manLıkLaRım var.. Söylenmemiş itiraFLarım Yarım kaLan sevdalarım var...
Son mısrası yazıLmamış şiirlerim
Bir kez daha dinLeyebiLseydim dediğim türkülerim var...
Dedim ya
Hazin bir ömrün hesabındayım
Yüküm ağır
Yüküm sancıLı
Geçen her dakikam bir öncekinden kaygıLı..
Kod:SiL baştan başLamaya niyet ettiğim ömrümün sonundayım
Zaman daraLıyor her saniye ba$ı
Küssün istiyorum akrepLe yeLkovan birbirine.
Zaman dursun istiyorum
Çünkü ....
KaLkıp ışığı yakmaLıyım son bir gayretLe
Ya kaLkamazsam
Ya ı$ığı açamazsam..
Bir yarım kaLmışLık daha mı ekLenecek hesabıma ?
Yoo vazgeçtim..
En iyisi karanLık gaLiba...
SigaRamda bitmek üzere
Zaman da...
GözLerimdeki karanLık neden aRtmaya ba$Ladı ki?
HaLsizlik bedenimi esiR aLıyor yava$ yava$
Ba$ım da ağRıyor...
bu fıRtına da neyin nesi $imdi ?
biRi bu uğuLtuyu sustursun ne oLur..!
KoRkuyorum.. wakit geLdi mi yoksa ?
Son bir kez şiirLeRime dokunmam Lazım
DuR be zaman..! Dur..!
Son bir şiir yazmam Lazım..
ELLerim titriyor..!
GözLeRime inen bu perdeyLe yazabiLiR miyim acaba?
OLmayacak başaramayacağım gaLiba...
En iyisi şiiRimi zamana emanet etmek..
Bu kadaRını kaLdırabiLiRsin öyLe değiL mi ey zaman..?
Hazır mısın? ben hazır değilim..!
Yaz $imdi beni uğurLayan saniyeLeRine
Her mısrası aynı olan şiirimi..
öLüyorum..
Dur Sakin Gitme...
Sensiz Düşeceğim Karalik Düşüncelere...
Sevginsiz öleceğim Bu şehirde...
üşüyeceğim Kollarinsiz Gecelerde...
Ağlayacağim Yanlizliklar Peşimde...
Sus Sakin Söyleme...
Gidişinin Ayak Sesleri Kazinsin Benliğime...
Sensizlik Bir çiğ Gibi çöksün Yüreğime...
Gözyaşlarim çağlayan Gibi Aksin...
Boş Ver Sen Beni Ben Alişkinim Terk Edilmelere...
Sus Tek Kelime Etme...
Daha Da Zorlaştirma Bu Gidişi...
Arkani Dön Ve Ilerle...
Birak Beni Sensizlikle Birlikte...
Biliyor musun
Senden ayrılalı sakal bıraktım
Zamanının akışına koyuverdim kendimi
Gömleklerim kolalı değil artık
Pantolonum ütülü değil
Ayakkabım boyalı değil
Öylesine değiştim ki
Görsen tanıyamazsın
Sabahları gün doğarken kalkıyorum
İlk işim bir sigara yakmak oluyor
Ve bir süre denizin hışırtısını dinliyorum
Sonra apansız sen geliyorsun aklıma
Gözlerin dudakların ellerin geliyor
Şimdi nerdesin kim bilir
Yatağında uyuyor olmalısın
Artık beni görme rüyalarında
Korkarsın.
Mevsim sonbahar malum ya
Serde de kör olası şairlik var
Boyuna hüzünlü şeyler düşünüyorum
Ağaçların yaprakları dökülmeğe başladı
Keskin poyrazlar esiyor kuzeyden
Kuşlar durmadan göç ediyor
Ara sıra düşenler oluyor yorgun ya da yaralı
Tutup okşuyorum tüylerini gagalarından öpüyorum
Ve diyorum ki
Sana kavuşmak için bir göçmen kuş olmalı
İşte böyle
Günler haftalar geçip gidiveriyor
Saçım sakalım birbirine karıştı
Yine de her geçen gün
Kendime biraz daha alışıyorum
Ve biliyor musun
Unutamayacağımı bile bile
Seni unutmaya çalışıyorum...
güneş batmadan yıldızlar görünmez elbet
gelecek günler ne alır ne verir bilemem
bildiğim şarkı sözlerilar biten aşkların cenaze törenleridir
bir şarkı sözleri söyle göm gitsin
göm gitsin acıları
göm gitsin yalnızlığı
göm gitsin anıları
sonra da otur yüreğin yeşerene kadar ağla
bırak bırak başka bir yerde büyüsün o bebek
belki böylesi daha iyi....