Değerli Üyelerimiz sizler için kendimizi sürekli yeniliyoruz. Lütfen 10 saniyede üye olarak bizlere destek olunuz... 😊 Tüm sorunları bize bildirebilirsiniz
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Her gidişin ardından bakakalır gözyaşlarım. Öyle ki neden döküldüklerini bile anlamadan yere bile düşmeden gitmiştir giden. Hep böyle olmuştur; ani (ve sebepsiz). Hiç anlamadım neden gittiklerini. Belki de ben aradığımı bulayım diye gitmeyi seçtiler.. Ne kadar nahifim.
Biliyor musun hiç endişelenmedim terkedilirken. Üzülmedim dersem yalan olur kimseler bilmeden ağlamadım belki bir kaç damla göz yaşı ile geçiştirdim gidişleri; ama çok kıymetli bir kaç damla. Hep söylemişimdir ben ağlayamam. Endişelenmedim çünkü giden biliyordur kalırsa huzursuz geceler beklemektedir bizi. Üzüldüm çünkü hiç anlamadım neden gittiklerini; bilsem üzülmezdim belki.
Her gideni kalbimin bir köşesine koyayım dedim beceremedim. Giden gittiğiyle bitmiştir hep. Bir kaç mutlu anı dışında ne varsa ***ürmüştür yanında her seferinde. Sanırım eski şeyleri tutmayı sevmediğimden pek; onlar da biliyor huyumu. Zaten kalan oldu mu hemen başlıyorum temizliğe. Düzen hastası olmak ne fena.
Şimdi düşünüyorum da.. Sayamıyorum bile gidenleri. Aklımda bir kaç isim ve gözümün önünde bir kaç flu yüz var.
...:
Hiç birini küçümsemiyorum; ama huyum kurusun unutmazsam olmuyor. Sebepsiz gidişlerden nasıl yorulduysam dayanılır gelmiyor anımsamak. O kadarcık da olsun değil mi?
Sen.. Seni unutmak istemiyorum. Senin gidişini izlemek istemiyorum. Tükeneceğimi biliyorum. İlk kez korkuyorum. Hem de çok korkuyorum. Zayıflık dersen de ne yapayım? Sana yaranmak değil ki bunları yazarken niyetim. Şu alkolden dönen başımı durdurup 2 satır yazabiliyor olmamın sebebini ne ben biliyorum ne bir başkası. Anlatıyorum işte. Korkuyorum çünkü kendimi kandıracak değilim senin gitmeni kaldıramam. Söylemekten korkmuyorum bak. Seni seviyorum.
Vazgeçerim diye…
Kızgın gidişine hak verir ellerim.
Vazgeçerim.
Efkârım önüme düşer.
Islanır adımlarım.
Uykumu çalan geceler yağar sabahlara.
Başıma kitapların sayfaları uçuşur.
Biraz aşk
biraz coğrafya…
Taşlaşır adımlarım. Bir soluk ak…
Biraz beyazı olmalı bu kâğıtların.
Penceremde kalır gözlerim.
Kırık kanatlar var pervazlarda.
Yağmurları kana bular yaralı turnalar…
Akşamı bulur vakit.
Yüreğimde aynı titreme…
Odama gelme anne.
Açma kapımı
üşür yaralarım.
Toplamadım toplayamadım yine zamanı.
Nereye dönsem üzerime devrilir
gecikmişliklerim.
Nazlı bir yıldıza aldanıp;
keşke kırmasaydım titrek lambamı.
Kırılmış çok şey var anne.
Raflarda yarım kalmış hayallerim dağınık…
Kopkoyu bir duman; korkularım…
“Topla”
deme artık.
Anla ki yerinde her şey…
Ayaklarım kanamasa yürüyemem artık
kızıl adımlarımı izler çocukluğum.
Kaybolursa; bulamam umudumu.
Yüreğime batmasa nazlı yıldızın parçaları duygularım üşür.
Sızlamasa yüreğim ölürüm anne…
Yaza varmaz krizantemler.
Hercai menekşelere bahar zulümdür.
Anla beni anne.
Çabaladım solacağımı bile bile
senin için…
Yapraklarımı kaybettim
dallarım taşımadı sahte tebessümlerimi.
Yoruldum
çok yoruldum anne.
Düzen bensiz kurulmuş
ayak uyduramadım.
Odama gelme anne.Açma kapımı
üşür yaralarım...
Hiç kimselere bakma bana baktığın gibi
Bulut gözlerin yalnız bende kalmalı.
Gülden bile kıskanırım seni sevgili
O bakışın o gülüşün bana özel olmalı…
Kimselere aşkım deme olur sahi sanırlar
Kem düşünür söz ederler tedbir almalı.
Dostların bile olsa gün gelir kıskanırlar
O bakışın o gülüşün bana özel olmalı…
Hayalini bile olsa kimseler kurmamalı
Rüyalarını dahi senle doldurmamalı.
Bulut gözlüm senin sihrine kimse kapılmamalı
O bakışın o gülüşün bana özel olmalı…
Sevdanla yanmamalı benden başka bir yürek
Sen benimsen buna herkez saygı duymalı.
Senin aşkın yalnızca bana gerek
O bakışın o gülüşün bana özel olmalı…
ayatımda böyle bir şeyi ilk defa hissediyordum.
İlk defa birinin gözlerinde eriyordumilk defa kalbim duracak gibi oluyorduilk defa böylesine karmaşık bir duygudan dolayı korku hissetmiyordum hücrelerimde.Güvenmiştimilk defa sevmiştim.
Evetsevgilim;hayatımda gönül kapımın kilidini kırmayı beceren sendin ve kalbimin derinliklerindeki tahta oturmayı başaran yine sen.
Öylesine bağlanmıştım ki sana! Sen coşkun bir ırmakben küçük bir taş parçası...Seninle birlikte coşuyor seninle birlikte duruluyordu bu küçük taş.İlk hüsranilk aşk acısıilk kalp yarası…
İlk aşkı yaşattın ama arkasından ilk hüsranı hediye etmeyi unutmadın.İlk kez gülmemi sağladın ama ilk gözyaşları da senin eserindi.İlk defa seninle olduğum için gurur duydum kendimle ama nefret ettim kendimden yine… Yoksa yaşadıklarımız sigaranın zevk veren dumanı kadar özel ve tadına doyulmaz mı senin için?Cevabını bilemiyorum.Bende seni unutmak istiyorum ama keşke unutmak bunu dilemek kadar kolay olsaydı.Neylersin sevdiğim yudum yudum içmişim seni ve söküp atılmıyorsun öylesine bir sevda gibi.
SEN BENİM İLK SEVDAMDIN!!!
ÖZLEMEK
Birden özleyiveriyorsunuz...
Çoktan unuttuğunuzu sandığınız
ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.
Rüyalarınız içinizdeki o gizli esrarını ele vermez büyücü
siz çarşaflarınızın arasında
bütün tehlikelerden uzak
güvenle yattığınızı sandığınız bir anda
usulca ruhunuza sokulup
sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz.
Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak
ona dokunmak
onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi...
Özlemek o yakıcı istek
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğiniz ise çok uzaklarda...
Yanında olmasını istediğiniz halde
yanınızda olmayan bir tek kişi
yanınıza bile yaklaşmadan
hatta onu özlediğinizden
ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan
bütün hayatı
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor...
Sen benim için hem bir hiç hem de her şeysin…
Giderken bıraktığın yara sonsuz bir acı bıraktı yüreğimde…
‘’sevseydin gitmezdin…gitseydin sevmezsin..’’ Giderken bıraktığın yarayı ne başkası kapatabilir..nede sen…
Hücrelerim paramparça kimi ölü kimi ölüm savaşında..
Aynı yasamaya çalışmak gibi…
Sensiz hayata alışmak gibi…
Varlığında yokluğunda bir savaş aslında…
Büyük bir savaş…
Hiçbir zaman kazanamayacağım bir savaş…
Vazgeçtim her şeyden..sevdan hariç
Ne yasamamın bir önemi var su anda nede gıdısının…
Ne gelişini beklerim..nede beni sevmeni…
Biz bizi bir hiçe harcadık…
Geri dönmek kolay mı?bittik derken tekrar aşkım demek kolay mı ?
Her şeyden zor Çok zor…
Şimdi arasan son kez sesini duymak için nelerimi vermezdim ki…
Bu can yoluna feda…
araya aylar girse de her seferinde dönmüştük birbirimize…
bu kez çok farklı olacak biliyorum…
geri dönüşümüz olsa silmezdik birbirimizi…
daha doğrusu sen beni…
ben seni silsem zaten uğruna bunca yas dökülmezdi…
bunca acı çekilmezdi …
ne var ki öğreniyorum artık
SİLEMİYORSAN KARALAYACAKSIN !!!....
Denizi seyrettim bugün biraz...
sen hiç rüzgarlıyken hava izledinmi denizi!
o hep bildiğin mavinino hep aynı rengin
aslında içinde daha neleri sakladığını farkettinmi hiç...
yoksa hep görünen yüzüylemi ilgilendin madalyonun!
işine geldiği içinmi yaptın bunuhani nasıl olsa biliyorum diyerek
yada korktunmu aslında bilmediklerinin senden ***üreceklerini düşünerek...
sakinkenhareketsizken esen bir rüzgarın
nasılda çırpındırdığını denizi bilseydin keşke!
herşeyin bir anda tepetaklak olduğunu
mavinin hemen üstünde kopan fırtınayla nasıl başedemediğini görseydin keşke!
çok iyi bildiğini sandıklarından böyle emin olmasaydın keşke...
şimdi yine fırtınalar kopuyor mavinin tonlarında
mavilacivergri ve yine mavi gizliden yeşile çalan...
hani senin hiç bilmediğinsenin hiç görmediğin!
epeydir durgundu havadingindi deniz....
aniden esmeye başlayan rüzgarfırtınaya doğru yol alıyor şimdi!
ben her tonunu bilirim mavinin
yada aniden esen bir rüzgarın nasılda çırpındırdığını denizi...
bildiklerimbenim gerçeklerim yeter bana!
öğrenmeden senin gerçek sandıklarını
kıyıya vurmalıyım kendimi şu saniye!
sevdiğim...mavi sevdam....
hoşçakal öyleyse!!!
Gelme dedim girme tekrar gecelerime... Dinlemedin. Ne olurdu sanki olduğun yerde kalıp canımı bu yakmasaydın? Sende haklısın dört duvar arasında kalmak zor olsa gerek... İyide benim suçum günahım neydi? Yazık değil mi bana? Benim dört duvar arasından geçecek ömrüm ne olacak?
Hayatıma girdiğin o ilk günü hatırlıyorumda ne güzeldi herşey... Ben olmaz dedikçe sen ısrar ettin. Ben kaçtıkça sen kovaladın. Sonra bende sevdim seni. Kimseye bişey hissettirmeden içimdeki koru her daim alevlendire alevlendire sevdim seni. Sonra bir anda bitti herşey. Niye bitti nasıl bitti anlamadım. Sadece bakakaldım ardından.Bir tek sen bende bitmedin bende sende... Bir tek ben senden kopamadım sende benden...
O bakışın anlamı neydi çözemedim hala... O telefon konuşması niyeydi? "Bence mutluyduk. " ne demek?
Yeter! Seni her gönderdiğimde nasıl yaptığını anlamadığım bir şekilde hayatıma girmenden çok sıkıldım. Yoruldum inan gücüm kalmadı artık. "Oyuncak bebek gibisin dokunmaya korkuyorum." derdin ya hep o bebeğin pili bitti artık. Yaklaşma canını yakarım.
Senden sonra çok şey değişmedi biliyormusun? Hiç durmadan yazıyorum. Beni anlatan cümlelerde kayboluyorum. Ve sessizce haykırıyorum görünmeyen değlara... Nafile bunlar! Yine de anlatamıyorum yaşadıklarımı...
Yüzlerce kelimeye bedeldin sen!
Sen benimdin!
Koca bir sevda içindeydim.
Ve sonra...
Anılar hayallerle karışıp kaldı aklımda.
Seni anıyorum bu gece yaşananları anıyorum anılmayı ümit ederek... Oysa sen anılarda kalmayı haketmedin.Bi zamanlar şah damarımdıni hiç durmamacasına atıyordun. Şimdi noldu? Hadi tekrar at hiç durmasın kalbim. Senle atsın senle dursun bu kalp...
Sen yokken dünya bile gözümde değil.
Yıkılmam boşuna değil.
Nedensiz değil bu gözyaşları.
Yaşanan bi geçmişti bedeli.
Olanları anlayamadım hep anlattım.
Ve son bi kez daha ağladım sana...
Seni sevdiğim sana değer verdiğim için hiç pişman değilim ben. Haketmeyene değil hakedene verdim ben yüreğimi... Sana verdim. Aslında bile bile acı çekmek benimkisi... Sana bir telefonla kavuşmak varken bunları yaşamayı seçiyorum ben. Yasını tutmak hoşuma gidiyor. Verdiğin acı bile değerli çünkü... Senden sonra bir başkasına bakmak haram gibi geliyor.
Şimdilerde yolumu kaybetmiş bir gemi gibiyim. Rüzgarın esmesini bekliyorum. Beni alıp başka limanlara kaçırmasını bekliyorum.
Gel rüzgarım!... Es!...
***ür artık beni yüreğine!...