Mabedin içinde Silikon Vadisi!

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan yasar_95
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
2
EXE RANK

yasar_95

Fexe Kullanıcısı
Puanları 0
Çözümler 0
Katılım
22 Eyl 2008
Mesajlar
2,349
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
36
yasar_95
Mabedin içinde Silikon Vadisi!
Luce mucizesinin arkasındaki milyonlarca megabyte
14 Mart 2011 Pazartesi, 09:42:51
610160_detay.jpg






[COLOR=#0066cc]BARIŞ ERKAYA[/COLOR]
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ
berkaya@haberturk.com

Son yılların en hızlı yükselen futbol kulüplerinden biri olan Shakhtar’ın stadında teknoloji cirit atıyor.
En güçlü futbol takımının adını bile madencilikten aldığı (Shakhtar, [COLOR=#0066cc]Ukrayna[/COLOR]ca’da madenci anlamına geliyor) şehrin içinde tam 400 milyon dolarlık bir elmas yatıyor. Eksi 14 derece soğuğun içinde bile krizden kavrulan topraklarda ülkenin Avrupa Birliği umudunun da Kaf Dağı’nın ötesinde kalmasının ardından halk moralini ve umudunu yeşil sahaya bağlamış durumda.

39 NO'LU MİLYARDERDEN SİYAH BEYAZ ŞEHRE KONULAN ELMAS
Açıldığından beri yenilgi yüzü göstermeyen bu elmas madenine milyonlarca doları yatıran ise dünyanın 39 numaralı zengini 44 yaşındaki bir işadamı: Rinat Ahmedov.
16 milyar dolarlık servetinin yüzde 2.5’ini bu siyah beyaz filmlere benzeyen kente yatıran Ahmedov, [COLOR=#0066cc]Donbass Arena[/COLOR]’yı dünyanın teknolojik açıdan en donanımlı statlarından biri haline getirmesi için bütün yetkiyi Cisco’ya vermiş.

Shakhtar'ın mabedi için tıklayınız

Ahmedov’un bunu yaparken tümüyle milliyetçilik ve hemşehrilik duygularıyla hareket ettiğini düşünmek elbette hata olur. Galatasaray ve Beşiktaş maceraları sayesinde Türkiye’de çok iyi tanınan Romen Teknik Direktör Mircea Lucescu’ya 160 milyon Euro’luk bir takım oluşturma yetkisini vermesinin birçok nedeni var. Lucescu’nun futbolcu ithalatiyla kulübe 6 sezonda kazandırdığı 65 milyon Euro en istatistiksel sebep olarak öne çıksa da tek sebep bu da değil.
[COLOR=#0066cc]Donbass Arena[/COLOR]’nın 2012’de gerçekleştirilecek olan Avrupa Şampiyonası’nda ev sahipliği yapcak olmasını da gözden kaçırmamak gerek.
51 bin 500 kişilik bu teknoloji harikası statta 3 grup maçı, 1 çeyrek final ve 1 yarı final maçı oynanacak. Yani bu stada en azından 10 ülkenin futbolcuları ve elbette taraftarları da gelecek.

DEV STAT TEK SİSTEMLE YÖNETİLİYOR
İşte bu beklenti Ahmedov’un kupaya ev sahipliği yapacak olan diğer 8 stattan 7’sini donatan Cisco’ya tam yetki vermesine neden olmuş. Böylece tamamen IP teknolojisiyle kontrol edilen dev bir futbol mabedi ortaya çıkmış. Soyunma odalarından standlara kadar Cisco Connected Stadium çözümü olarak bilinen Cisco teknolojisiyle donatılan [COLOR=#0066cc]Donbass Arena[/COLOR]’daki donanımı Cisco Gelişen Pazarlar Spor Endüstrisi Teknolojileri Yöneticisi [COLOR=#0066cc]Can Habib[/COLOR] anlatıyor: Euro 2012’de maçların onanacağı 7 stadyumla çalışmaya başladık. Yüzlerce ekranda her dilde yayın yapılacak. [COLOR=#0066cc]Donbass Arena[/COLOR], dünyada IP ağının erişim, iletişim, eğlence ve operasyonlarla ilgili tüm sistemlerin birleştirildiği bir platform olarak kullanıldığı ilk stadyum örnekleri arasında yer alıyor. Genelde veri, ses, video, erişim kontrolü, video gözetleme, biletlendirme ve bilet kontrolü, POS, ısıtma, havalandırma, klima, aydınlatma, otopark, enerji yönetimi, asansörler ve benzeri diğer pek çok sistem birbirinden bağımsız olarak tasarlanıp uygulanır. Bu da stadyumlarda birden çok ekibin çalışmasını gerektiren birbirinden farklı ve paralel düzinelerce ağ olmasına yol açar. Çoklu ağlar yerine IP-tabanlı tek ağ kullanılan [COLOR=#0066cc]Donbass Arena[/COLOR]’daki sistem ise, stadyumda yatırım harcamalarını, işletme maliyetlerini ve enerji tüketimini azaltmaya olanak sağlıyor. Bu sistem aynı zamanda sporseverlerin memnuniyetini artırırken doluluk oranlarını yükseltiyor, yeni kâr alanları yaratıyor, güvenliği ve emniyeti artırıyor (ortak çalışan video gözetim ve erişim kontrol sistemleri, güvenlikle ilgili olayların ve sorun yaratanların video ve resimlerini personelin mobil cihazlarına gönderme olanağı, kaybolan çocukların resimlerini dijital ekranlarda gösterme imkânı, vb.). Bunun anlamı şu: Maç günü stadın içine tek bir polis bile girmiyor.
Lucescu yönetiminde tarihinin en parlak dönemini yaşayan Shakhtar Donetsk’in mabedinde 92 metrekarelik iki dev ekran, toplam 500 kamera (Her biri 40 GB depolama kapasitesi olan ve video analitik özellikli), toplam 593 ekran, İki adet Cisco Catalyst 6500 E switch, 120 adet kablosuz internet erişim noktası (6 kablosuz ağ var), yedekleme için stadın iki ucunda iki ayrı sistem var; ayrıca başka lokasyonda da veri merkezi var. Dışarıya iki fiber optik bağlantı var. En çarpıcı nokta ise her şey bilgisayardan kontrol ediliyor ve her sistemin ayrı kablolanması ve yönetilmesi gerekmiyor. Kısacası sahada dev futbol maçları oynanırken stadın içerisinde bir diğer derbiyi de teknoloji oynuyor.

HERŞEY SEYİRCİYİ İÇERİDE TUTMAK İÇİN
Yani Habib’in anlattıkları aslında birçok teknik terim içerse de aslında sonuç ve amaç çok basit. Amaç futbolseverleri stadyuma daha erken saatte çekmek, daha geç saatlere kadar kalmaya teşvik etmek. Orada bulundukları zamanda daha fazla harcama yapmalarını sağlamak. Böylece takımların kârlarını arttırmak. Altyapı ve oyuncu yatırımlarına daha fazla bütçe, sporda daha büyük başarılar, daha çok taraftar, daha çok yatırımcı, daha çok sponsor, daha büyük ölçekli TV yayın anlaşmaları ve dolayısıyla daha fazla kâr elde ettirmek.

Aynı mantık ve teknolojiyi şu anda ABD’de New York Yankees, Dallas Cowboys, New Meadowlands, Minneapolis Target Field, Miami Dolphins, Kansas City Royals, Minnesota Twins; Kanada’da Toronto Blue Jays; İspanya Madrid’de Santiago Bernabeu ve Almanya Münih’teki Allianz Arena da kullanıyor.

YENİ HEDEF: TÜRKİYE U20 DÜNYA KUPASI
Bu yılın başında Galatasaray’ın maçlarını oynamaya başladığı ve olaylı açılışıyla gündeme gelen Türk Telekom Arena Ali Sami Yen Spor Kompleksi, Beşiktaş’ın hazırlandığı yeni stadı ve Bursaspor’un dev yeni stat projesinin ardından giderek ön plana çıkan stat yatırımları göz önüne alındığında artık futbol piyasasına dev tesis yatırımları yapıldığı bir süreçten geçiliyor. Endüstri haline gelen bu sektörde özellikle büyük turnuvalara (Dünya Kupası, Avrupa Şampiyonası vb.) ev sahipliği yapabilmek ve pastayı büyütmek için bu yatırımlar devletler tarafından destekleniyor.
Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı U20 Dünya Kupası da bu organizasyonlardan birisi. Habib, zaten ilk hedefleri arasında bu organizasyonun olduğunun da altını çiziyor. Çünkü Habib’in planı, maçların yapılacağı statlarla birebir konuşarak teklif sunmak.
Habib, “Daha sonra Katar ve Rusya’daki şampiyonalara odaklanacağız” diyor.
52 maç için Türkiye FIFA’ya Antalya, Bursa, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Manisa, Rize, Şanlıurfa ve Trabzon kentlerini önerdi. Ev sahibi şehir ve statlar, adaylık dosyasında önerilen 10 şehir ve 13 stat arasından FIFA’nın kararı doğrultusunda belirlenecek. Statların yenilenmesi için ortaya çıkacak olan pazarın büyüklüğü için yapılan tahminler ise yaklaşık 500 milyon dolar. Teknolojik altyapıya düşecek payın ise 10’larca milyon doları bulacağı düşünülüyor.

TURNUVALARDA GELİŞEN PAZARLAR HAKİMİYETİ
Teknoloji devi Cisco’nun çok geniş bir coğrafyadaki faaliyetlerinin başında bulunan [COLOR=#0066cc]Can Habib[/COLOR]’e de önümüzdeki 5-10 yılda çok büyük görevler düşecek gibi görünüyor.

Çünkü Fransa’da düzenlenecek Euro 2016 dışında 2006’dan bu yana gerçekleşen ve gerçekleşecek olan bütün etkinlikler Gelişen Pazarlar’da:
2010 Dünya Kupası Güney Afrika’da, 2014 Kış Olimpiyatları Rusya’da, 2014 Futbol Dünya Kupası ve 2016 Yaz Olimpiyatları Brezilya’da, 2018 Dünya Kupası Rusya’da, 2022 Dünya Kupası ise Katar’da yapılacak.

[COLOR=#0066cc]CAN HABİB[/COLOR] KİMDİR?
1971 doğumlu olan [COLOR=#0066cc]Can Habib[/COLOR], 1994 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden inşaat mühendisi olarak mezun olduktan sonra yüksek lisansını Stanford Üniversitesi’nde yaptı. 1995-2004 yılları arasında Almanya Merkezli bir mühendislik şirketi olan Kinetics’te Başkan Yardımcısı ve genel Müdürlük görevlerini yapan Habib, daha sonra Danimarkalı Novo Nordisk Engineering’te İsviçre Genel Müdürü oldu.
Mayıs 2006’dan bu yana ise [COLOR=#0066cc]Cisco Systems[/COLOR]’ın Gelişen Pazarlar Spor Endüstrisi Teknolojileri Yöneticisi olarak görev yapıyor. İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve İbranice biliyor.

SHAKHTAR’IN MABEDİNİN HİKAYESİ: BİR TÜRK İNŞA ETTİ
* Manchester United, Allianz Arena, Pekin Olimpiyatları stadyumlarını tasarlayan İngiliz şirket tarafından tasarlandı
* Stadyum etrafındaki parkın maliyeti 30 milyon dolar
* Stadyumun toplam alanı 24 bin metrekare
* 300 blok var
* İnşaatı Enka tarafından 1160 günde yapıldı (2006 – 2009)
* Stadın her yerinde İngilizce yönlendirici tabelalar var
* Toplam kapasite 51.500
* 3 bin VIP ve 200 engelli koltuğu var
* Engelli kısmında infrared ısıtıcılar var; Kasım’a kadar tüm stadın ısıtıcıları tamamlanacak
* Koltuklar Avustralya’dan geldi; 200 kiloya kadar tartıyor (bir sezonda sadece 4 koltuk fire vermiş)
* Çimler rulolar halinde 27 kamyon yükü olarak Slovakya’dan gelmiş
* Sahaya tünelle doğrudan araç girişi var; acil durumlar için
* Her koltuktan %100 görüş açısı
* Zemin kaymayan özel malzemeden yapılmış
* 180 kişilik konferans salonu (saati 100 Euro’ya kiralıyorlar)
* Otoparktan konferans salonlarına kadar her yerde WiFi bağlantı
* 223 tuvalet var
* Soyunma odaları alanında tüm dinlere uygun meditasyon odası
* Oyuncu tüneli tasarımı; Shakhtar için motive edici, rakip takımlar için psikolojik baskı yaratacak şekilde Shakhtar’ın galibiyet fotoğraflarıyla dolu (2009’daki stadyum açılışından bu yana 34 maçın 31’i galibiyet, 3’ü beraberlik)
* Yedek kulübeleri eşit standartta; maç sırasında ısıtılıyor
* Çim sahada metan gazına karşı muhafaza var
* -12 dereceye kadar maç yapılabiliyor
* 38 kilometrelik sıcak su boruları ile ısıtma sağlanıyor
* Maç günleri 3 restoran, 4 bar ve Fitness Center hizmet veriyor
* Maçsız günlerde 300, maç günleri 2000 kişi çalışıyor
* Maç dışı etkinliklere de kiralanıyor
 
Teşekkürler ..
 
Geri
Üst