вüтüη SσγLєdıкLєяıм aSLıηda SöγLємєк ıSтємєdıкLєяıмdєη ıвaяєT

20
EXE RANK

OttoMaNs* ;яeiz

Fexe Kullanıcısı
Puanları 0
Çözümler 0
Katılım
20 Şub 2011
Mesajlar
32,869
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
37
Web sitesi
www.netbilgini.com
OttoMaNs* ;яeiz
Sana akıyorum hiçbir şey bu akışı geri çeviremiyor. Çünkü sen her taraftasın. Sağımda solumda arkamda karşımda. Ne yana dönsem ne yana yol almaya kalksam ulaşılacak her noktada sen duruyorsun.
вüтüη SσγLєdıкLєяıм aSLıηda SöγLємєк ıSтємєdıкLєяıмdєη ıвaяєT
Sana akıyorum çünkü senin yolunda yürüyorum. Önüme çıkan hiçbir sapak hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürümenin en zor olduğu yol bu belki de. Ama tozundan toprağından çakılından çalısından şikayetçi değilim ben bu yolun. Sana ulaşmak için attığım her adımla mutlu oluyorum.
Sana akıyorum çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım. Doğa her cinsin yaşayabilmesi için nasıl kurallar koymuşsa benim yaşamamın da var olmamın da kuralı sensin.
Sana akıyorum çünkü sesin de cismin de kuşatmış durumda beni. Senin kuşatmana karşı savunma yapmıyorum. Kalemin bütün kapıları açık. Yıkıcı bir kuşatma olmadığını biliyorum. Böyle bir teslimiyet rahatsız etmiyor beni.
Sana akıyorum çünkü yüzüne gözlerine ellerine baktıkça kendimi görüyorum. Sesine yüklediğin gizli anlamları çözerken hep kendimden bir şey buluyorum.
Sana akıyorum çünkü paylaşacak daha çok şeyimiz var. Bugüne kadar paylaştığımız her şey daha sonra paylaşacaklarımızın da habercisi. Hayatın herhangi bir yerinde bir çiçeği birlikte tutup birlikte koklamak sonra o kokunun bize verdiği hazla sıkı sıkı sarılmak istiyorum sana.
Sana akıyorum çünkü bir insanı tutkuyla beklentisiz delice sevmenin ne anlama geldiğini biliyorum. Birini böyle seveceksem bu sadece sen olmalısın.
Sana akıyorum çünkü seninle yaşamak sonu hiç gelmeyecek bir şölene benziyor. Bu şölenin tadını çıkarıyorum. Böylesine keyifli böylesine eğlenceli bir şöleni yarıda bırakıp gitmek istemiyorum.
Sana akıyorum çünkü 'hayatın uslanmaz ruhusun' sen. İşte ben bu ruha aşığım aslında. Seninle yenileniyorum seninle yüreğime çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa arınıyorum.
Sana akıyorum. Bütün coşkumla... Aşka dair ne varsa benimle birlikte onlar da akıyor sana. Benim gibi coşkun bir denizi aktığı yolu çok iyi bilen bir ırmağa çevirebilecek tek güç sendin. Orada kal. Ayrılma yolumun üzerinden. Sana ulaşamasam da bu yolda olmak bile yeterli bana.
 
... Noktalarala Başlıyorum Her Yalnızlığa

Sesini sapladım içime...
Sensizliğe tanık yüreğim gecelerden yorgun.
Gözlerim duvarlardaki hüzünden dalgın.
Satırların zindanında esaret oluyor ömrüm.
Oysa gözlerinde boğulmak istemiştim.
Bulutlardan topladığım hüznü gözlerine yağmak istemiştim.
Sen bilmedin.
Beyhude umursamazlığını yaktım yüreğimde gece oldum yağmur oldum bomboş caddelere yağdım.
Sen yine bilmedin...

Aşkın divaneliğinde büyüttüğüm sözlerden uzak elemlerim bir bir depreşirken duvarlarımda bilinmezliklere sürgündeyim.
Bütün geç kalmışlığıyla yüreğimi sömüren aşk artığı sevgilere tanığım.
Körpe umutlarla yarattığım kentimin acı uğultuları kulağımda.
Geceden düşüyorum üstelik tutan da yok ellerimden...

Nokta konmuş bir hayatın sessiz iniltilerinden ibaret çığlıklarından yeniden doğmayı denedim hep.
Hoyratım!
Hayatın en dik yamacında yalnızlığım oldun.
Kasvetsiz rüzgarlardan arta kalan nefretleri yığdın avuçlarıma.
Buz kestim cam kırıkları birikti gözlerimde.
Acı bir hüzün dolu bir bulut dökülmeye ramak kalmış.
Zamansızlığın dur durak bilmez savaşlarından yenik çıkmış yüreğimde efsunlu bir sevdayla inatlaşıyorum ve zaman tüm soyut yanlarını kusuyor yüzüme.
Düşün ki zaman acımasızdı bize ya da bana!
Ki zamandı herşeyi bana veren ya da bize!
Seni verdi mesela; yalnızlığı yani.

Usul usul içime sızan bu acı bu yalnızlık senden hatıra.
Hayatımızın duvarlarına astım.
İçimin okyanuslarından yaptığım mavi düşler boğuldu hayata isyanımı armağan ettim
Kıvranıyorum!

Şimdi hayat öyküsüzlüğümün nişanı gibi duruyor hüznün doğurduğu resmin kucağında.
Yüzüme asıyorum çoğu zaman yüreğimdeki boşluklara esaretimi.
Yüzümde kırışıyor hayat.
Gitmelerine can yakıyorum.
Ben kızıl bir aşkla gelmek isterken sana sen somurtkan mutlulukları seçtin gece artığı saatlerde kaldın güneşi soğuttun gözlerinde gözlerim dondu.
Ey yâr!
Saçlarında dalgalanan o hüzün kimin?
Beni kirpiklerinden astığın günden beri milyon defa ölüyorum...
Yanlış senaryolara intiharlar biriktiriyorum...
Gidişinden hasretler yapıyorum kendime sonra yine ölüyorum.

Cüzzamlı yağmurları damlıyorsun içime.
Kapandı sesine isyan eden bu ağız.
Her adım bir intihar dirilemem artık.
Köşe başlarında ninni gibi agıt sesleri üşüşüyor kulaklarıma.
Ben hangi kimim?
Dilinde çürüttüğün o şarkı sözleri kaleminde yanan o şiir kime yol oluyor?
Hangi gökyüzünde mutlusun?
Mutlumusun?...

Susarak haykırıyorum sana sessizliğim oluyorsun.
Geceye satıyorum düşlerimi yalnızlık kentine göçüyorum ve her yağmur gibi kendimi ağlıyorum. Susuyorum. Aklıma düşsen yalnızlık oluyorum.
Seni seviyorum...
 
Gidiyor musun diye sorma bana.

Gönderen sensin.

Ne terk etmeyi istedim seni

Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.

Senin kadar öfkeliyim ben de.

Senin kadar endişeli...



Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana

Ama inandıramadım seni.

Sen sorgularken beni kafanda

Ben gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.

Bir tek sözün bağlardı beni sana

Oysa sen hep susmanın koynunda.
 
Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku

Teslim alır bedenleri de.

Sütten çıkmış ak kaşık değildim

Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.

O dünya ki bazen minicik bir odada

Bazen kentin ortasında şekillendi.

Nasıl da güzeldi...

Zaten varsın diye her şey güzeldi ama

Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...



Yaşamak varken sevdayı delice

Niye boğarız sorularla?

Nasıl ikna edebilirdim seni?

Ben aşk dedikçe sen dur dedin.

Ben seninleyim dedikçe

Sen hayır dedin.

Zaten az konuşan sen

Olumsuz ne kadar sözcük varsa

Bulup çıkardın ortaya.

Bense hiç bir şey diyemedim.



Ne kadar zarar vermişim sana meğer.

Nasıl değiştirmişim seni.

Oysa hiç böyle düşünmemiştim.

Kimseye zarar vermek istemem ben.

Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.

Ama öyle oldu işte.

Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.
 
Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.

Ne sevişmelerimiz kalır aklında ne sevda sözlerimiz.

Rahat değilim diyordun ya rahat ol artık.

Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.

Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.



Biliyor musun bir tanem!

Gidişim yürekten değil zorunluluktan.

Sanma ki bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.

Sanma ki benden sakladığın gülüşleri

yalancı yüzlerde ararım.

Seni de ***ürürüm yüreğimde.

Her zaman yokluğunu taşırım.



Bulup bulup kaybettim seni bebeğim.

Ne yazık ki tozduman edemedim kuşkularını.

Ne yazık ki kalamadın bana.

Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.

Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.
 
Gittin...

Ben arkandan sadece baktım.

Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...

"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.

Gidersen sönecek içimdeki ateş

ve bir daha hiç kimse yakamayacak.

Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi

O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.

Konuşamadım...
 
Gittin...

Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım

Öylesine acıdıki içim tutup koparsalardı kolumu

bacağımı bu kadar acı duymazdım.

Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.

Ağlayamadım...
 
Gittin...

Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa

Tutkum seninle olmaktı tutkum teninde erimek

tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.

Anlatamadım...
 
Gittin...

Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden

Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?

Ürperdin yine biliyorum.

Bir kez dokunsam bir kez tutsam ellerini

Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.

Tutamadım.
 
Gittin...

Bir yıkım gibiydi gidişin

Sen adım adım uzaklaşırken benden

Çöküp kaldı bedenim olduğu yere

Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti

Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.

Kalkamadım...
 
Gittin...

Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum

Hazırdım gidişine

Kaçak zamanları yaşıyorduk

Zaman bitecek ve sen gidecektin

Bense gidişinin ertesi günü

Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.

Başlayamadım...
 
Gittin...

Bir şey söyledin mi giderken?

"Kal" dememi istedin mi?

Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?

"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?

Beynim öylesine uğulduyorduki.

Duyamadım...
 
Gittin...

Nereye gittiğin önemli değildi

Binlerce kilometre uzakta da olsan

iki metre ötemde de farketmiyordu.

Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.

Kurtulmalıydım senden

bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.

Kurtulamadım...
 
Gittin...

Unutulanların arasına katılmalıydım

Anıları bir sandığa koyup

hayatı bir yerinden yakalamalıydım.

Bu aşk noktalanmalıydı bu sevdadan vazgeçmeliydim.

Yapamadım...
 
Gittin...

Bir okyanusun ortasında

tek küreği kaybolmuş sandalda

Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.

Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni

Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde

Bil ki; seni Unutamadım...
 
Karşımdasın. Elimi uzatıp dokunabiliyorum sana. Ne büyük mutluluk bu... Gördüğüm en güzel şeysin. Senden öte tanımladığım başka hiçbir şey yok. Her şey senin adınla anılıyor benim dünyamda. Bütün çiçekler sen bütün yıldızlar sen... Bir sanat eserisin bakmaya doyamadığım. Tanrının bana armağanısın ve artıyor her geçen gün sana hayranlığım. Yüzünde kuşlar gözlerinde hayatın ta kendisi var. Öyle gerçeksin ki...
Gözümü açıyorum sen kapıyorum sen... Hiç bitmeyen serüven... Günümün en keyifli anı uykumun en tatlı rüyası... Seni soluyorum havadasın. Seni kokluyorum doğadasın. Hele şimdi sonbaharsın. Ya da sonsuz bahar. Seni yaşıyorum canımdasın. Canımsın... Sarılsam sana bin yıl geçse bir an bile ayrılmasak... Ten tene yürek yüreğe sonsuz baharın en aşk dolu iki yaprağı olsak... Ağaç ağaç gezip yeşersek açsak. Yere düşsek kalksak... Seni bilsem bir tek seni. Seni görsem bir tek seni... Sesin sarhoş etse beni... Öyle içimdesin ki...
Bir saniye iste benden sensiz geçirdiğim veremem. Sensiz geçecekse geçmesin zaman istemem. Seninle yeniden doğdum yeniden doğuşun kanıtıyım ben. Senden önce geçen zamanı sana ulaşmak için yürüyerek geçirmişim kimmişim bilememişim. Şimdi başımı çevirip geriye bakmıyorum bile. O yol yüründü ve bitti artık seninle yürünecek bambaşka bir yol var önümde. Yorgunluk nedir bilmeyeceğim hiç şikayet etmeyeceğim ve bir tek adımda bile tökezlemeyeceğim uzun aşk dolu bir yol... Öyle aklımdasın ki...
Ah sensiz kalmıyor muyum bazen yıkasım geliyor gördüğüm bütün duvarları. Ardında seni bulurum sanıyorum. Ne ayrı koyduysa bizi zaman ya da yollar bir kalemde silesim geliyor. Sana dokunmamı engelleyen ne varsa bir kadehi yere çarpıp tuzla buz eder gibi parçalamak istiyorum. İsyanım taşıyor kendi öfkemden korkuyorum. Ve kavuşmak... Bunu düşünmek içimde kırılmış bütün aynaları tamir ediyor. Mavi bir yağmur başlıyor ıslanıyorum. Maviye boyanıyorum. Öyle özlüyorum ki...
Sen ol hep ol benimle ol bende ol... Sendeyim ben yüreğimi koydum yüreğinin üzerine. Aşk bu başka isim arama. Hem de en koyu en deli en tutkulu... Öğreneceğim çok şey var sana dair. Bilmediğim çok şey var. Ama bir şeyi öyle iyi biliyorum ki... Seni öyle çok seviyorum ki...
 
İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam...
Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam...
Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp bana baktığını hissediyorsam...
Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa...
İçtiğim çayın şekeri sigaramın dumanı kahvaltımın her lokması sen oluyorsan...
Sokakta bana bakan her insan yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa...
Sevdiğin şarkı sözleriyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam...
O şarkı sözlerinın her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam...
Yüzlerce kişinin arasında bile kadehimi sadece senin şerefine kaldırıyorsam...
Başımı döndüren şeyin aslında içki değil sana olan aşkım olduğunu biliyorsam...
Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam...
Ve o enerjiyle hiç uyumadan günlerce çalışabileceğimi duyumsuyorsam...
Gün boyu saatleri dakikaları sayıp 'Neden geçmiyor bunlar' diye hayıflanıyorsam...
Ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam...
Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam...
Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam...
Seninle ilgili planlar yapıyorsam...
Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzerinde dakikalarca düşünüyorsam...
İzlediğim filmdeki başrol oyuncularının yerine kendimizi koyup 'Biz olsaydık böyle yapardık' diyorsam...
Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam...
Yine de bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam...
Aşkımın coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam...
Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi içkinin en keyiflisini seninle içeceğimi düşünüyorsam...
'Hayatının en anlamlı şeyi ne' diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam...
Sen benim için vazgeçilmez olmuşsun demektir...
 
seni sana ragmen yaşadım ben.
hep kaçışlarla dolu hep eksik.
bir yanını tamamlasam
mutlaka başka bir yerden açık veriyordum..
tamamlamaya uğraştıkça senin gizlerinde
kaybolup gidiyordum....
bedenine degil ruhuna taliptim ben.
bu yüzden bu kadar zorlanıyorum..

ben bir ada`nın değil
bir kıtanın kaşifiydim.
yola çıkmışım bir kere
dönüşüm yoktu ama öyle
çok duraklıyordum ki
geriye dönüp baktığımda
başladıgım yerden bir kaç metre bile
uzaklaşamadığımı fark ediyordum....
üstelik menzilin ucundaki sen
benden daha hızlı kaçıyordun..
ufukta bile görünmeyen bir
serapsın sen benim için..............
 
Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp geldin oturdun zaten. Sen benim en değerli yerimde yüreğimdi olmalıydın orada kalmalıydın.

Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı senin renklerin karşısında. Taze bir yaparak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum denizi sensiz seni denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben insanları da... Kendime bile dar gelirken içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın en tahammülsüz olduğum anlarda bile seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız içten gülüşün ne demek olduğunu nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu uyumanı gülmeni kızmanı şaşkınlığını saflığını kurnazlığını çocukluğunu olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını kaprislerini sitemlerini korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorumlamadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok...
 
Yalnızlığın bu türlüsünü hiç yaşamadım ben. Oysa bu yalnızlığın ilacının sen oldugunu biliyorum. Elimi uzatsam tutacağını kaygılarla dolu saatlerin bir anda yok olacağını biliyorum. Sandığın kadar güçlü değilmişim demek ki!
Konuşmak istiyorum. `Seni hiç sevmemiştim sana değer vermemiştim` demek istiyorum. Ama çıkmıyor bu sözcükler ağzımdan. Tıkanıp kalıyor boğazımda. Nasıl söyleyebilirim ki bunu? Seni düşünmenin bile bana heyecan verdiğini nasıl inkar edebilirim? `Sen hayatımda değişik bir renktin. Değişiklik arıyordum sen bana yaklaşınca uzak kalamadım` demek istiyorum. Oysa renklerin güzelliğini seninle keşfettim ben. Her renge senin adını verdim. Hayatımda bir değişiklik olduysa bu seninle geldi. Senden uzak kalmayı hiç düşünemedim ki! Sana yakın olmanın verdiği hazzı başka hangi duygu tattırabilirdi bana?
`Çekiciydin güzeldin. Bu yönünle etkiledin beni. Kişiliğin kültürün zekan hiç dikkatimi çekmedi` demek istiyorum. Bunun yalan olduğunu sen de biliyorsun. Sen yoktun; sözlerin vardı kendini anlatışın vardı hayata bakış açın vardı. Ve ben senin olmadığın zamanlarda işte bunlarla yaşadım. Şimdi `beni sadece çekiciliğin etkiledi` dersem kendimi inkar etmiş olmaz mıyım?
`Kilometreleri senin için katetmedim. Sadece öyle zannetmeni istedim. Bir oyundu bu` demek istiyorum. Ama kendimi kandırıyorum. Çünkü ben o yolları içimdeki o tarif edilmez heyecanla aştım. Seni gördüğümde yaşadığım titremeyi gizleyebilmek için ne yapacağımı şaşırdım.
Aslına bakarsan `ben aşka falan da fazla inanmam` demek istiyorum. Aşkın gücünün hayattaki başka hiçbir şeyden daha kuvvetli olamayacağına inanırken... Doğruları yüreğimin sesiyle bulurken... İnsanı insan yapan en önemli şeyin aşk olduğunu düşünürken... Aşka inanmam demek ben hiç yaşamadım demekle eş anlamlı.
Hayat hep seçenekler sunar insana. Ama her zaman en doğrusunu seçmek mümkün değil. Önemli olan yaşanan yanlış da olsa bundan yarına dair bir ders çıkarabilmektir. BEN ŞİMDİ YANLIŞI YAŞIYORUM...
 
Geri
Üst