20
EXE RANK
OttoMaNs* ;яeiz
Fexe Kullanıcısı
Puanları
0
Çözümler
0
- Katılım
- 20 Şub 2011
- Mesajlar
- 32,869
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 37
- Web sitesi
- www.netbilgini.com
KİTABIN ADI TOPRAK UYANIRSA
KİTABIN YAZARI Şevket Süreyya AYDEMİR
YAYINEVİ VE ADRESİ
BASIM TARİHİ 1997
KİTABIN YAYIM MAKSADI Köy Öğretmeninin Anıları
KİTABIN ÖZETİ :
TOPRAK UYANIRSA
Yazar, 50 yaşının üzerinde, 30 yıl Anadolu’ nun çeşitli köylerinde çalışmıştır. Köy hayatını seven bir öğretmendir. Yazar kendi özeleştirisinde bulunarak, 30 yıllık öğretmenlik hayatında dişe dokunur önemli bir görev yapmadığını, basit ve iddiasız bir kişi olduğunu söylemektedir. Yazar emekli olmayı planlamaktadır. Emeklilik hayatında ne yapacağını düşünmektedir. 30 yıllık öğretmenlik hayatındaki tecrübelerini kaleme almak istemektedir. Fakat bu dönem içerisinde yazar önemli bir tecrübe kazanmadığını anlatarak kendini yermektedir.
Yazar emeklilikte rahat bir yaşam planlamaktadır. Dostlarıyla birlikte olacaktır. Ama yapmış olduğu planlar zamana uyum sağlayamaz. Bunun sonucu, ailesi ve çevresiyle uyumsuzluğa düşer. Bulunduğu çevreden uzaklaşmak ister. Bu nedenle Valiliğe başvurarak yeniden öğretmen olmak istediğini belirtir. Yazarın başvurusu kabul edilir ve Sakarya iline bağlı Keltepe Köyü’ ne ilkokul öğretmeni olarak atanır. Yazar köye ulaştığında hiç beklemediği bir köy manzarasıyla karşılaşır. Bu köy, yazarın geçmiş dönemlerdeki öğretmenlik yapmış olduğu köylere benzememektedir. Köy çoraktır, bakımsızdır, en önemlisi ise bataklıktır. İnsanlar da tıpkı köy gibi bakımsızdır. Çevrelerine karşı ilgisiz negatif insanlardır.
Yazar köye bir akşam vakti varır, köye geldiğinde Hafız adında biri kendisine yardım eder ve ona kalacak yer gösterir. Bu arada bu kişi yazara kendisini tanıtır. Nerelerden geldiğinden ve ne iş yaptığından bahseder. Akşam yemeği olarak bir tabak pilav getirir. Fakat yanında ekmek yoktur, yazar Hafız’ a neden ekmek olmadığını sorar. Hafız ise köyde ekmek olmadığını söyler. Bu durum aralarında espri konusu olur ve köye Ekmeksiz Köyü adını verirler. Sabah olduğunda karşısında tanımadığı biri vardır. Bu kişi kendisini tanıtır ve köyün geçmişinden bahseder. Köy bir Türkmen köyüdür. Yazar köyü hiç sevmez ve köyden derhal ayrılmaya karar verir. Yazar akşam yemeğinde su içer ve bu su çok lezzetlidir. Bu suyun kaynağını yeni tanıştığı kişiye sorar. Bu kişide suyun bataklığın ortasından çıktığını ve bu suyun adının Üçgözeler Suyu olduğunu söyler ve son olarak bu kişi, köyün katilinin Sıtmabükü Bataklığı olduğunu ekler. Yazar köyün geçmişinden etkilenmiştir. Yazar ilerleyen günlerde köyün imamı ile tanışır. İmam köyün suyunun esrarından söz eder. Üçgözler Suyu. Bu sudan içen bir kişi köyden hiçbir zaman ayrılamaz. İmam suyun içerisinde bir ermişlik büyüsü olduğuna inanıyordur. Orada bir de mezar vardır. Ama mezarın kime ait olduğu belli değildir. İmam köyün masalını anlatır.
KİTABIN YAZARI Şevket Süreyya AYDEMİR
YAYINEVİ VE ADRESİ
BASIM TARİHİ 1997
KİTABIN YAYIM MAKSADI Köy Öğretmeninin Anıları
KİTABIN ÖZETİ :
TOPRAK UYANIRSA
Yazar, 50 yaşının üzerinde, 30 yıl Anadolu’ nun çeşitli köylerinde çalışmıştır. Köy hayatını seven bir öğretmendir. Yazar kendi özeleştirisinde bulunarak, 30 yıllık öğretmenlik hayatında dişe dokunur önemli bir görev yapmadığını, basit ve iddiasız bir kişi olduğunu söylemektedir. Yazar emekli olmayı planlamaktadır. Emeklilik hayatında ne yapacağını düşünmektedir. 30 yıllık öğretmenlik hayatındaki tecrübelerini kaleme almak istemektedir. Fakat bu dönem içerisinde yazar önemli bir tecrübe kazanmadığını anlatarak kendini yermektedir.
Yazar emeklilikte rahat bir yaşam planlamaktadır. Dostlarıyla birlikte olacaktır. Ama yapmış olduğu planlar zamana uyum sağlayamaz. Bunun sonucu, ailesi ve çevresiyle uyumsuzluğa düşer. Bulunduğu çevreden uzaklaşmak ister. Bu nedenle Valiliğe başvurarak yeniden öğretmen olmak istediğini belirtir. Yazarın başvurusu kabul edilir ve Sakarya iline bağlı Keltepe Köyü’ ne ilkokul öğretmeni olarak atanır. Yazar köye ulaştığında hiç beklemediği bir köy manzarasıyla karşılaşır. Bu köy, yazarın geçmiş dönemlerdeki öğretmenlik yapmış olduğu köylere benzememektedir. Köy çoraktır, bakımsızdır, en önemlisi ise bataklıktır. İnsanlar da tıpkı köy gibi bakımsızdır. Çevrelerine karşı ilgisiz negatif insanlardır.
Yazar köye bir akşam vakti varır, köye geldiğinde Hafız adında biri kendisine yardım eder ve ona kalacak yer gösterir. Bu arada bu kişi yazara kendisini tanıtır. Nerelerden geldiğinden ve ne iş yaptığından bahseder. Akşam yemeği olarak bir tabak pilav getirir. Fakat yanında ekmek yoktur, yazar Hafız’ a neden ekmek olmadığını sorar. Hafız ise köyde ekmek olmadığını söyler. Bu durum aralarında espri konusu olur ve köye Ekmeksiz Köyü adını verirler. Sabah olduğunda karşısında tanımadığı biri vardır. Bu kişi kendisini tanıtır ve köyün geçmişinden bahseder. Köy bir Türkmen köyüdür. Yazar köyü hiç sevmez ve köyden derhal ayrılmaya karar verir. Yazar akşam yemeğinde su içer ve bu su çok lezzetlidir. Bu suyun kaynağını yeni tanıştığı kişiye sorar. Bu kişide suyun bataklığın ortasından çıktığını ve bu suyun adının Üçgözeler Suyu olduğunu söyler ve son olarak bu kişi, köyün katilinin Sıtmabükü Bataklığı olduğunu ekler. Yazar köyün geçmişinden etkilenmiştir. Yazar ilerleyen günlerde köyün imamı ile tanışır. İmam köyün suyunun esrarından söz eder. Üçgözler Suyu. Bu sudan içen bir kişi köyden hiçbir zaman ayrılamaz. İmam suyun içerisinde bir ermişlik büyüsü olduğuna inanıyordur. Orada bir de mezar vardır. Ama mezarın kime ait olduğu belli değildir. İmam köyün masalını anlatır.