17
EXE RANK
-k1nq`LioN*
Fexe Kullanıcısı
Puanları
0
Çözümler
0
- Katılım
- 15 Ocak 2010
- Mesajlar
- 17,143
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 32
Hürriyet ikinci sarı karttan dışarı atılıncaya kadar sahanın her tarafında Eskişehirspor vardı. Trabzonspor rakip on kişi kalana kadar Eskişehirspor baskısı karşısında nefes alamadı.. Orta sahada Alper, Dede ve Tello pas pas trafiğini çok iyi ayarladılar. Trabzonspor Kaptanı Tolga top tutmaktan yoruldu.
Ancak Ersun Yanal klasiği bu maçta da yine ortaya çıktı. Ben yediğimden fazlasını atarım dersen skor farklı olur. Rakipte Burak gibi kontraya iyi çıkan bir futbolcu varken savunma güvenliğini elden bırakırsan, kalende gol görmen çok doğal. Bu oyun şeklinin tam Burakın istedigi oyun düzeni olduğunu duşunmek gerekti. Nitekim tam da benim düşündüğüm gibi bir ilk yarı oldu. On kişi kalmasına rağmen oyun olarak Eskişehirde değişen bir şey olmadı ama Trabzonspor rakibin hatalarını affetmedi ve futbol olarak rezil oynadığı ilk yarıyı skor olarak 3-0 onde kapattı. Trabzonsporda ortada Aykut ayakta durmaya çalıştı. Colman iyi niyetli oynadı. Alanzinho top taşımayacak gol pası verecek. İlk yarıda bunu yaptı ve skorun artmasının mimarı oldu.
Aynı rezil futbol ikinci yarıda da devam etti. Buna bir de ilk yarının başarılı kalecisi Tolganın yaptığı hata eklenince Trabzonspor golü yedi. Eskişehirspor farklı yenik oynamasına rağmen yine de Trabzonspora kafa tutmaya çalışıyordu. Ancak Olcanın golü rakibin gardının tamamen düşmesine neden oldu. Ve Karadeniz temsilcisi farklı bir skorla sahadan galip ayrıldı.
Bir kez daha yazayım. Gerçek olan şu; Trabzonspor her geçen gün takım olacağına tam tersi futbolcuların şahsi oyunlarına bakar hale geliyor. İşin kötüsü Avni Akere gelen her rakip artık korkmadanr korkmadan Trabzonspora hücum ediyor. Toparlanmak gerekir diyorum ama nasıl toparlanacaklar bilmiyorum.
Maçın gerçegi ise mücadeleyi seyretmeyen biri nasıldı dese, ben Trabzonspor rezil oynadı desem; skoru gördükten sonra bana maçı soran mutlaka Bu Serdar da hiçbir şey bilmiyor der..
Ancak Ersun Yanal klasiği bu maçta da yine ortaya çıktı. Ben yediğimden fazlasını atarım dersen skor farklı olur. Rakipte Burak gibi kontraya iyi çıkan bir futbolcu varken savunma güvenliğini elden bırakırsan, kalende gol görmen çok doğal. Bu oyun şeklinin tam Burakın istedigi oyun düzeni olduğunu duşunmek gerekti. Nitekim tam da benim düşündüğüm gibi bir ilk yarı oldu. On kişi kalmasına rağmen oyun olarak Eskişehirde değişen bir şey olmadı ama Trabzonspor rakibin hatalarını affetmedi ve futbol olarak rezil oynadığı ilk yarıyı skor olarak 3-0 onde kapattı. Trabzonsporda ortada Aykut ayakta durmaya çalıştı. Colman iyi niyetli oynadı. Alanzinho top taşımayacak gol pası verecek. İlk yarıda bunu yaptı ve skorun artmasının mimarı oldu.
Aynı rezil futbol ikinci yarıda da devam etti. Buna bir de ilk yarının başarılı kalecisi Tolganın yaptığı hata eklenince Trabzonspor golü yedi. Eskişehirspor farklı yenik oynamasına rağmen yine de Trabzonspora kafa tutmaya çalışıyordu. Ancak Olcanın golü rakibin gardının tamamen düşmesine neden oldu. Ve Karadeniz temsilcisi farklı bir skorla sahadan galip ayrıldı.
Bir kez daha yazayım. Gerçek olan şu; Trabzonspor her geçen gün takım olacağına tam tersi futbolcuların şahsi oyunlarına bakar hale geliyor. İşin kötüsü Avni Akere gelen her rakip artık korkmadanr korkmadan Trabzonspora hücum ediyor. Toparlanmak gerekir diyorum ama nasıl toparlanacaklar bilmiyorum.
Maçın gerçegi ise mücadeleyi seyretmeyen biri nasıldı dese, ben Trabzonspor rezil oynadı desem; skoru gördükten sonra bana maçı soran mutlaka Bu Serdar da hiçbir şey bilmiyor der..