4
EXE RANK
~AAHHMMEEDD``
Fexe Kullanıcısı
Puanları
0
Çözümler
0
- Katılım
- 30 Nis 2010
- Mesajlar
- 4,984
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 32
Türkiye Kupası'yla İnönü'ye ayak basan Beşiktaş, resmen gövde gösterisi yaptı. Kartal Eskişehir'i 3-1'le yıkıp, taraftarıyla vedalaştı.
Tayfur hoca şerefine
Dün resmen Beşiktaş’ın teknik direktörü olan Tayfur Havutcu, görüşmede ‘para’ konuşmadı. Kendisine en değerli karşılığı sahada oyuncuları verdi. Kartal geriye düştüğü maçı çevirip, İnönü’de sezonun son maçına mutlu veda etti: 3-1
Çarşı’dan stada doğru yürürken sık sık önümüz kesildi. Serzeniş genelde aynı: Ya abi, kupayı penaltılarla kazandık. Nasıl oluyor da, Fenerbahçe lig maçında bizden fazla(!) penaltı attı...” Bu durum maça da yansıdı. Tribünler özellikle Eskişehir sahaya çıktığında tepkilerini ortaya ‘argo’ kullanarak koydular. Konu Es Es’ten açılmışken oradan gidelim. Batuhan Karadeniz gibi santrfor var kulübede. Bülent Uygun yersiz korku içinde. Belli aklı transferde! Batuhan’ın Almeida’dan eksiği yok fazlası var. Ama bir inat uğruna süründürülüyor. Yazık. Maç öncesi kupa turu atan Kartal rahat başladı karşılaşmaya. Sıkmadı. Sözleşme yapan Tayfur Havutçu gençlere şans tanıdı. İyi de etti.
Eskişehirspor, kentin plaka numarası olan
26 da öne geçti. Sezer’in kullandığı serbest atışta Alper Erkan’ı kaçırdı. Bu oyuncu boş durumda topu ağlara gönderdi: 0-1. Golün ardından toparlanan Beşiktaş 36’da eşitliği yakaladı. Guti’nin pasında Fernandes kendi topu ile ceza alanına girip İvesa’nın solundan fileleri gördü: 1-1.
Yıldız yetti
Her iki takım da ikinci yarıya hızlı başladı. Önce Erkan’ın vuruşu yan direkte patladı. Ardından Beşiktaş 58’de öne geçti. Guti’nin kullandığı köşe atışında Almeida kafayı çaktı: 2-1. Tayfur hoca Bobo’ya ayıp etti. Takımdan ayrılması gündemde olan genç golcüyü olası vedadan mahrum bıraktı. Allah’tan seyirci aynı yanlışın içine girmeyip son dakikalarda destek oldu. 87’deki Q7’nin atağında Nadareviç topu elle kesti. Verilen penaltıda Simao kaleci ile topu ayrı köşelere gönderdi: 3-1
Tribünden bakıyoruz. Yardımcı antrenör Ömer Gülen oyuna Onur’u gidip çağırıyor. Altmışına merdiven dayamış Gülen önde, çocuğu yaşındaki Onur on metre gerisinde kulübeye doğru koşuyorlar. Bir oyuncu bu kadar ‘gamsız’ olur.
Tayfur hoca şerefine
Dün resmen Beşiktaş’ın teknik direktörü olan Tayfur Havutcu, görüşmede ‘para’ konuşmadı. Kendisine en değerli karşılığı sahada oyuncuları verdi. Kartal geriye düştüğü maçı çevirip, İnönü’de sezonun son maçına mutlu veda etti: 3-1
Çarşı’dan stada doğru yürürken sık sık önümüz kesildi. Serzeniş genelde aynı: Ya abi, kupayı penaltılarla kazandık. Nasıl oluyor da, Fenerbahçe lig maçında bizden fazla(!) penaltı attı...” Bu durum maça da yansıdı. Tribünler özellikle Eskişehir sahaya çıktığında tepkilerini ortaya ‘argo’ kullanarak koydular. Konu Es Es’ten açılmışken oradan gidelim. Batuhan Karadeniz gibi santrfor var kulübede. Bülent Uygun yersiz korku içinde. Belli aklı transferde! Batuhan’ın Almeida’dan eksiği yok fazlası var. Ama bir inat uğruna süründürülüyor. Yazık. Maç öncesi kupa turu atan Kartal rahat başladı karşılaşmaya. Sıkmadı. Sözleşme yapan Tayfur Havutçu gençlere şans tanıdı. İyi de etti.
Eskişehirspor, kentin plaka numarası olan
26 da öne geçti. Sezer’in kullandığı serbest atışta Alper Erkan’ı kaçırdı. Bu oyuncu boş durumda topu ağlara gönderdi: 0-1. Golün ardından toparlanan Beşiktaş 36’da eşitliği yakaladı. Guti’nin pasında Fernandes kendi topu ile ceza alanına girip İvesa’nın solundan fileleri gördü: 1-1.
Yıldız yetti
Her iki takım da ikinci yarıya hızlı başladı. Önce Erkan’ın vuruşu yan direkte patladı. Ardından Beşiktaş 58’de öne geçti. Guti’nin kullandığı köşe atışında Almeida kafayı çaktı: 2-1. Tayfur hoca Bobo’ya ayıp etti. Takımdan ayrılması gündemde olan genç golcüyü olası vedadan mahrum bıraktı. Allah’tan seyirci aynı yanlışın içine girmeyip son dakikalarda destek oldu. 87’deki Q7’nin atağında Nadareviç topu elle kesti. Verilen penaltıda Simao kaleci ile topu ayrı köşelere gönderdi: 3-1
Tribünden bakıyoruz. Yardımcı antrenör Ömer Gülen oyuna Onur’u gidip çağırıyor. Altmışına merdiven dayamış Gülen önde, çocuğu yaşındaki Onur on metre gerisinde kulübeye doğru koşuyorlar. Bir oyuncu bu kadar ‘gamsız’ olur.
