1
EXE RANK
sc]-[aßeL `
Fexe Kullanıcısı
Puanları
0
Çözümler
0
- Katılım
- 1 Haz 2009
- Mesajlar
- 1,119
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 31
Galatasaray, geçen hafta evinde Bursaspor’la 0-0 berabere kaldıktan sonra Şampiyonlar Ligi şansını mucizelere bırakmıştı. Dün de rakip sezonun ilk yarısında evinde son dakika golüyle 2 puan kaybettiği İstanbul Belediye idi.
Rijkaard’ın ileride Jo ile Baros’a görev vermesiyle ve savunmada Emre Güngör sürpriziyle sahaya sürdüğü kadro kötünün iyisiydi. Sarı-Kırmızılılar, maçın ilk yarısında ayağa paslarla ve araya atılan toplarla etkili olmaya çalıştı. Bu taktik sonucunda Cim-Bom, 25. dakikada usta golcüsü Baros ile skoru 1-0’a getirdi. İkinci yarıda etkili olmaya çalışan taraf İstanbul Belediye’ydi ve bir topları da direkten döndü.
Maçın geneline baktığımızda temposu pek yüksek olmayan “gazozuna” bir mücadele görüntüsü göze çarpıyordu. Benim dikkat çekmek istediğim oyuncu Milan Baros olacak... Galatasaray’ın şampiyonluğu kaçırmasının en başlıca sebebi Çek golcünün sakatlığıydı. Bu da rahatlıkla ortaya çıkıyor. Baros’un forma giydiği son maçlara bakarsanız, fazla bir şey söylemeye gerek yok. Devre arasında takıma takviye edilen Jo, Baros’un yanına yaklaşamaz. Frank Rijkaard ve teknik heyetin en büyük talihsizliği Baros’un sakatlığı diyebiliriz. Benim de görüşüm geçen sezonun gol kralı Baros, keşke sakatlanmayıp, takımda yerini alsaydı da Galatasaray, şampiyonluk yarışına havlu atmasaydı.
Belki de Üstünel’in en iyi yaptığı işlerden birisi olan Neill’in, eksikliğinde savunmada Emre Güngör’ün görev alması da doğru karardı. Maç sırasında da bunu yakınen gördük. Seri olması Belediye ataklarının başlamadan bitmesini sağladı. Servet ağır kalabilirdi. Rijkaard’ın artık gelecek sezon için yatırımlar yapmasını bekliyorum ve bunu da iyi yapacak düşüncesindeyim. İkincilik şansı artık kalmayan Galatasaray da son iki maçından 6 puan çıkarmak zorunda.
Rijkaard’ın ileride Jo ile Baros’a görev vermesiyle ve savunmada Emre Güngör sürpriziyle sahaya sürdüğü kadro kötünün iyisiydi. Sarı-Kırmızılılar, maçın ilk yarısında ayağa paslarla ve araya atılan toplarla etkili olmaya çalıştı. Bu taktik sonucunda Cim-Bom, 25. dakikada usta golcüsü Baros ile skoru 1-0’a getirdi. İkinci yarıda etkili olmaya çalışan taraf İstanbul Belediye’ydi ve bir topları da direkten döndü.
Maçın geneline baktığımızda temposu pek yüksek olmayan “gazozuna” bir mücadele görüntüsü göze çarpıyordu. Benim dikkat çekmek istediğim oyuncu Milan Baros olacak... Galatasaray’ın şampiyonluğu kaçırmasının en başlıca sebebi Çek golcünün sakatlığıydı. Bu da rahatlıkla ortaya çıkıyor. Baros’un forma giydiği son maçlara bakarsanız, fazla bir şey söylemeye gerek yok. Devre arasında takıma takviye edilen Jo, Baros’un yanına yaklaşamaz. Frank Rijkaard ve teknik heyetin en büyük talihsizliği Baros’un sakatlığı diyebiliriz. Benim de görüşüm geçen sezonun gol kralı Baros, keşke sakatlanmayıp, takımda yerini alsaydı da Galatasaray, şampiyonluk yarışına havlu atmasaydı.
Belki de Üstünel’in en iyi yaptığı işlerden birisi olan Neill’in, eksikliğinde savunmada Emre Güngör’ün görev alması da doğru karardı. Maç sırasında da bunu yakınen gördük. Seri olması Belediye ataklarının başlamadan bitmesini sağladı. Servet ağır kalabilirdi. Rijkaard’ın artık gelecek sezon için yatırımlar yapmasını bekliyorum ve bunu da iyi yapacak düşüncesindeyim. İkincilik şansı artık kalmayan Galatasaray da son iki maçından 6 puan çıkarmak zorunda.
