1
EXE RANK
sc]-[aßeL `
Fexe Kullanıcısı
Puanları
0
Çözümler
0
- Katılım
- 1 Haz 2009
- Mesajlar
- 1,119
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 31
Dünkü mücadele, hedefsiz kalmış Beşiktaş için angarya niteliğindeydi. Ancak Diyarbakırspor'un Süper Lig'e tutunabilmesi için puanlara ihtiyacı vardı. Mustafa Denizli 'kuşun kafese dönmeyeceği!' belli olunca takımda gençleştirmeye gitmişti.
Rıdvan, İsmail Köybaşı ve Necip Uysal'a forma vermişti. Birbirine alışmış defans bloku yeniden revize edilmişti. Gelecek sezonun hesaplarını, bu düşüncenin kaynağı diye düşünmek yanlış olmaz.
Denizli, forvet hattında Nihat ve Tello'yu kenarlarda; Bobo'yu tek golcü olarak klasik bölgesinde görevlendirmişti. Böylece mutlaka puana ihtiyacı olan rakibi çift hücumcuya yöneltmişti. Tazemeta ve Bebe'ye Erdal-Barış ikilisi hücumda çoğalmak adına yardımcı oldular. Rakibin bu oyun anlayışı karşı atak şansı doğduğunda dezavantaj olabilirdi. Fakat Beşiktaş'taki genel isteksizlik, pozisyon oluşturma adına verimliliğe dönüşemedi.
İlk yarıdaki tek gol, Tello'nun serbest atışta uzak direkte topu İbrahim Toraman'la buluşturmasıyla geldi. Yeşil-Kırmızılı takımın rakibi kalesinin uzağında karşılama taktiğiyle topu orta sahaya yığması ne kendisine ne de Beşiktaş'a şans sağladı. İlk devrede karşılıklı iki topun direklerden dönmesi her iki taraf için de yitirilen gol pozisyonları oldu. Dün gece üç gencin oyun içerisindeki verimlikleri ileriye dönük olumlu düşünülebilir. Özellikle Necip, paslardaki isabetiyle sivrildi.
Bindirmelerde ön plana çıkan İsmail Köybaşı, bu özelliğini dünkü maçta Rıdvan'a bırakmıştı. Rıdvan, kanadından sıklıkla atağa kalkarak topun ileriye taşınmasında etkili oldu. Tello-Nihat ikilisinin güzel futbol için şart olan çapraz koşularla yer değiştirmeleri, uzun süredir özellikle Yusuf Şimşek-Holosko ikilisinden görülmeyen işlerdi. Sayı açısından fayda getirmese de seyir zevki açısından olumluydu. İkinci yarıya hızlı giriş, ev sahibini umutlandıran Tazemeta golüyle karşılık buldu.
Sonrasında da maça asılan taraf olarak sahada daha fazla mücadele etmelerine rağmen sonuca gitmede başarısızdılar. Kale önünde rakip atağı önleme adına topa müdahale eden Abdullah, takımının belki de kaderini tayin eden golü kendi kalesine attı. Şanssızlık, takımın da moral olarak düşmesine neden oldu. Bu anlarda sahada varlığını kabul ettiren Beşiktaş, karşı kaleye sıklıkla gitmesinin sonucunu aldı. Tello'nun golü skoru 3-1'e taşıdı. Sonuç Siyah-Beyazlı tarafa bir kazanç sağlamazken Diyarbakırspor'un Süper Lig'de kalma şansı da zora girdi.
Rıdvan, İsmail Köybaşı ve Necip Uysal'a forma vermişti. Birbirine alışmış defans bloku yeniden revize edilmişti. Gelecek sezonun hesaplarını, bu düşüncenin kaynağı diye düşünmek yanlış olmaz.
Denizli, forvet hattında Nihat ve Tello'yu kenarlarda; Bobo'yu tek golcü olarak klasik bölgesinde görevlendirmişti. Böylece mutlaka puana ihtiyacı olan rakibi çift hücumcuya yöneltmişti. Tazemeta ve Bebe'ye Erdal-Barış ikilisi hücumda çoğalmak adına yardımcı oldular. Rakibin bu oyun anlayışı karşı atak şansı doğduğunda dezavantaj olabilirdi. Fakat Beşiktaş'taki genel isteksizlik, pozisyon oluşturma adına verimliliğe dönüşemedi.
İlk yarıdaki tek gol, Tello'nun serbest atışta uzak direkte topu İbrahim Toraman'la buluşturmasıyla geldi. Yeşil-Kırmızılı takımın rakibi kalesinin uzağında karşılama taktiğiyle topu orta sahaya yığması ne kendisine ne de Beşiktaş'a şans sağladı. İlk devrede karşılıklı iki topun direklerden dönmesi her iki taraf için de yitirilen gol pozisyonları oldu. Dün gece üç gencin oyun içerisindeki verimlikleri ileriye dönük olumlu düşünülebilir. Özellikle Necip, paslardaki isabetiyle sivrildi.
Bindirmelerde ön plana çıkan İsmail Köybaşı, bu özelliğini dünkü maçta Rıdvan'a bırakmıştı. Rıdvan, kanadından sıklıkla atağa kalkarak topun ileriye taşınmasında etkili oldu. Tello-Nihat ikilisinin güzel futbol için şart olan çapraz koşularla yer değiştirmeleri, uzun süredir özellikle Yusuf Şimşek-Holosko ikilisinden görülmeyen işlerdi. Sayı açısından fayda getirmese de seyir zevki açısından olumluydu. İkinci yarıya hızlı giriş, ev sahibini umutlandıran Tazemeta golüyle karşılık buldu.
Sonrasında da maça asılan taraf olarak sahada daha fazla mücadele etmelerine rağmen sonuca gitmede başarısızdılar. Kale önünde rakip atağı önleme adına topa müdahale eden Abdullah, takımının belki de kaderini tayin eden golü kendi kalesine attı. Şanssızlık, takımın da moral olarak düşmesine neden oldu. Bu anlarda sahada varlığını kabul ettiren Beşiktaş, karşı kaleye sıklıkla gitmesinin sonucunu aldı. Tello'nun golü skoru 3-1'e taşıdı. Sonuç Siyah-Beyazlı tarafa bir kazanç sağlamazken Diyarbakırspor'un Süper Lig'de kalma şansı da zora girdi.
