8
EXE RANK
~ Paa$aaLiii *
Fexe Kullanıcısı
Puanları
0
Çözümler
0
- Katılım
- 22 Ağu 2008
- Mesajlar
- 8,843
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 32
- Web sitesi
- pasali7.wordpress.com
3 yıl üstüste şampiyonluk söylemiyle çeşitli eleştiriler alan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım "Ben bu sözü kazanacağım belli olan kongre için söylemedim. Ortaya bir hedef koydum. Bu başarıyı yakalamak için de gereken transferleri yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Fenerbahçe'nin hakkını da kimseye yedirmem" dedi !.. Akşam Gazetesi Spor Yazarı Alaattin Metin, bugünkü köşesinde Aziz Yıldırım'ın çok konuşulan 3 yıl üstüste şampiyonluk sözünü kaleme aldı ve Fenerbahçe Başkanı'nın konuyla ilgili açıklamalarını yazdı... İşte Metin'in köşe yazısı:
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım konuşmayı, ortada görünmeyi sevmez. Yalandan nefret eder. Ağzından çıkan söz senettir. En büyük özelliği de dik duruşudur. Asla inandığı doğrulardan geri adım atmaz.
Ancak bugünlerde kafası iki şeye takık...
Birincisi;
'Üç yıl arka arkaya şampiyon olacağız' sözünü ağızlarında sakız yapanların farklı boyutlara götürmesi.
Şöyle diyor:
'Niye benim bu sözümden rahatsız oluyorlar! Ben kazanacağım belli olan bir kongre için üç yıl arka arkaya şampiyon olacağız demedim. Ortaya bir hedef koydum. Bu başarıyı yakalamak için de gereken transferleri yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Daum-Aykut ikilisi ve yerli yabancı yeni transferlerle de üç yıl arka arkaya şampiyon olacağımıza inanıyorum. Yönetim olarak çok güçlü bir kadro kuracağız. Herkes tatil yaparken biz gece gündüz çalışıyoruz. Harcadığımız mesai, verdiğimiz emeğin hakkını kimseye yedirmem. Geçen sene konuşmadım. Bu sene de konuşmayacağım anlamına gelmez. Bunu da herkes bilsin...'
İkincisi;
Basketboldaki olaylar...
11 senelik başkanlığı döneminde, tribün terörü ve küfür ile tek başına mücadele eden, bu konuda kimseden en ufak bir destek almayan Fenerbahçe başkanı, Abdi İpekçi'deki olaylardan son derece rahatsız...
Yıldırım 'Ancak' diyor:
'Kürek dahil her sporu yerinde izleyen başkanım. Basketbol maçına gittim, taşkınlık yapan seyirciyi yerimden kalkarak sakinleştirdim. Final maçında son 1.5 dakika kala salonu terk ettim. Suçlu oldum. Gitsem bir dert, gitmesem bir dert. Ayağa kalkıyorum susturuyorum kabahat, erken çıkıyorum suç. Statlarda salonlarda küfür olmasın, insanlar rahat, huzurlu maçları izlesinler diyorum. Kimse destek olmuyor. İşte sıkıntı bu. Üzüldüğüm, Türk sporunun düzelmesi için çaba harcayanlara çelme takılması. Kimseden methiye beklemiyorum ama doğruları görmesini istiyorum..'
O FOTOĞRAFLAR TARİHE KARIŞIYOR
YıllardIr 'Kulüp başkanları, yöneticileri futbol takımına karışmasın' deriz. Fenerbahçe Başkanı bu görüşe tarihi bir kapı açtı. Ancak Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de sportif menajerliğe getirilmesinde de söylediği '3 yıl sonra..' sözünün de iyi değerlendirilemediğine inanıyor..
Ve şöyle diyor;
'Bugüne kadar sadece takım çalıştıran Aykut, 3 yıl içinde FIFA, UEFA kuralları ile Futbol Federasyonu talimatlarını, transferlerin nasıl yapıldığını öğrenecek. Ondan sonra takımı çalıştıracak hocasından, alınacak oyunculara kadar kararı veren tek kişi olacak. Burada süreyi üç yıl koydum. Ben bu üç yıl içersinde herkesin Aykut'a yardımcı olmasını istiyorum. Transferlerde futbolcu ile yapılan imza törenlerinde masada yöneticiler değil, Aykut Kocaman olacak. Daum ile de uyumlu çalışacaklarına yürekten inanıyorum. İkisi de futbol adamı. Uygulamak istediğimiz bu farklılıkta, insanlar birbirlerini kavga ettirme yerine yardımcı olurlarsa, kazanan Türk futbolu olur..'
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım konuşmayı, ortada görünmeyi sevmez. Yalandan nefret eder. Ağzından çıkan söz senettir. En büyük özelliği de dik duruşudur. Asla inandığı doğrulardan geri adım atmaz.
Ancak bugünlerde kafası iki şeye takık...
Birincisi;
'Üç yıl arka arkaya şampiyon olacağız' sözünü ağızlarında sakız yapanların farklı boyutlara götürmesi.
Şöyle diyor:
'Niye benim bu sözümden rahatsız oluyorlar! Ben kazanacağım belli olan bir kongre için üç yıl arka arkaya şampiyon olacağız demedim. Ortaya bir hedef koydum. Bu başarıyı yakalamak için de gereken transferleri yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Daum-Aykut ikilisi ve yerli yabancı yeni transferlerle de üç yıl arka arkaya şampiyon olacağımıza inanıyorum. Yönetim olarak çok güçlü bir kadro kuracağız. Herkes tatil yaparken biz gece gündüz çalışıyoruz. Harcadığımız mesai, verdiğimiz emeğin hakkını kimseye yedirmem. Geçen sene konuşmadım. Bu sene de konuşmayacağım anlamına gelmez. Bunu da herkes bilsin...'
İkincisi;
Basketboldaki olaylar...
11 senelik başkanlığı döneminde, tribün terörü ve küfür ile tek başına mücadele eden, bu konuda kimseden en ufak bir destek almayan Fenerbahçe başkanı, Abdi İpekçi'deki olaylardan son derece rahatsız...
Yıldırım 'Ancak' diyor:
'Kürek dahil her sporu yerinde izleyen başkanım. Basketbol maçına gittim, taşkınlık yapan seyirciyi yerimden kalkarak sakinleştirdim. Final maçında son 1.5 dakika kala salonu terk ettim. Suçlu oldum. Gitsem bir dert, gitmesem bir dert. Ayağa kalkıyorum susturuyorum kabahat, erken çıkıyorum suç. Statlarda salonlarda küfür olmasın, insanlar rahat, huzurlu maçları izlesinler diyorum. Kimse destek olmuyor. İşte sıkıntı bu. Üzüldüğüm, Türk sporunun düzelmesi için çaba harcayanlara çelme takılması. Kimseden methiye beklemiyorum ama doğruları görmesini istiyorum..'
O FOTOĞRAFLAR TARİHE KARIŞIYOR
YıllardIr 'Kulüp başkanları, yöneticileri futbol takımına karışmasın' deriz. Fenerbahçe Başkanı bu görüşe tarihi bir kapı açtı. Ancak Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de sportif menajerliğe getirilmesinde de söylediği '3 yıl sonra..' sözünün de iyi değerlendirilemediğine inanıyor..
Ve şöyle diyor;
'Bugüne kadar sadece takım çalıştıran Aykut, 3 yıl içinde FIFA, UEFA kuralları ile Futbol Federasyonu talimatlarını, transferlerin nasıl yapıldığını öğrenecek. Ondan sonra takımı çalıştıracak hocasından, alınacak oyunculara kadar kararı veren tek kişi olacak. Burada süreyi üç yıl koydum. Ben bu üç yıl içersinde herkesin Aykut'a yardımcı olmasını istiyorum. Transferlerde futbolcu ile yapılan imza törenlerinde masada yöneticiler değil, Aykut Kocaman olacak. Daum ile de uyumlu çalışacaklarına yürekten inanıyorum. İkisi de futbol adamı. Uygulamak istediğimiz bu farklılıkta, insanlar birbirlerini kavga ettirme yerine yardımcı olurlarsa, kazanan Türk futbolu olur..'
