Reklam vermek için jestgames@gmail.com mail atınız. Reklam vermek için jestgames@gmail.com mail atınız.

Anlamı bilinmeyen kelimeler çok geniş anlamda açılım.

Şua: Işın Basiret: Ön görü Elek: Eleme işlemi yapmak için kullanılan araç. Müttefik: Şahit olma durumu, şahitlik. İttifak: Birçok kişinin biraraya gelip güçlerini birleştirmesi.


Yeni Konu aç
  1. Üyelik tarihi
    06.07.2012
    Mesajları
    2.750
    Konuları
    693
    Rep Puanı
    10
    İsim
    İnsan.

    --------------------------------------------------------------------
    Şua: Işın

    Basiret: Ön görü

    Elek: Eleme işlemi yapmak için kullanılan araç.

    Müttefik: Şahit olma durumu, şahitlik.

    İttifak: Birçok kişinin biraraya gelip güçlerini birleştirmesi.

    Fenomen: Somut, algılanabilr ve denenebilir olay ve nesne demektir.

    Bionic: İnsanüstü güçleri olan.

    Global: Küresel.

    Zembil: Hasırdan örülmüş kulplu torba.

    Tekerrür: Tekrarlanma, yinelenme.

    Zikir: Anmak, hatırlamak. Anılmak.

    Paradox: Görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki yaratması veya sezgiye karşı bir sonuç yaratmasıdır.

    Müzevvir: arabozucu.

    Mülevves: Kirli, pis, düzensiz.

    Tenasül: Üreme, nesil yetiştirme.

    Desise: Aldatma, oyun, düzen, hile

    Aşıramento: çalmak, aşırmak.

    İhtilal: Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi.

    İdeoloji: deoloji, siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü.

    Hebenneka: Ahmaklığıyla ün salmış Yezid adlı bir Arap.

    Perspektif: teknik bir çizimdir.

    İnternasyonel: kelimesinin anlamı uluslararsı veya milletlerarası anlamlarına gelmektedir.

    Komprodorlar: Para babası.

    İrtikap: Kötü iş yapma, kötülük etme. Yalan söyleme, hile yapma.

    Ahşa: Çok korkunç yer.

    Fasih: Açık ve düzgün. (anlatış)

    Efsun: Büyü, sihir.

    Proloter: gündelik kazancını yiyen başka geliri olmayan emekçi.

    Zifos: Yerden sıçrayan çamur. Mecazi olarak yararsız, boş anlamında kullanılan kelime.

    Lahza: Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası, an.

    Rasat: Gözlem.

    Müptezel: Saygınlığını yitirmiş.

    Fasit: Kötü, bozuk.

    Hamiz: Asit.

    Muhtıram: Herhangi bir şeyi hatırlatmak, uyarmak amacıyla yazılan yazı.

    Belleten: Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi.

    Teşhir: Büyüleme, büyü yapma.

    Cazgır: Bir tartışmada ona buna pislik atarak üstünlük sağlamaya çalışan, ipe-sapa gelmez, anlayışşız, hebenneka, hayvan insanlara söylenir.

    Pandomimci: Zanaatını icra eden, sesler olmadan, sadece mimik ve hareketler kullanılarak kendini ifade eden.

    Pespaye: Karşındaki kişiyi rencide etme pahasına aşağılama maksatlı soysuz,avam gibi anlamlar taşıyan söz.

    Ahir: Sonra, en sonra, sonunda.

    Metropol: : Belli bir büyüklüğe ulaşmış, örneğin, nüfusu bir milyonu aşmış metropol ve bir bölgenin en önemli kenti olarak nitelenebilen yerleşme. Bir metropolün çevresinde banliyö uzaklığında yerleşmeler bulunur.

    Poligon: Kırık çizgilerden meydana gelen hat.

    ++++forlar: Hikâye, öykü, anekdot veya mecazlara ++++for denir.

    Kombinezon: Bayanlarin, seksi gecelerde kullandiklari, genelde ipekten veya ketenden imal edilmiş giysi.

    Raga: Müzikal anlamda nota,armoni, melodi anlamlarına gelir.

    Taviz: Ödün, ödünleme.

    Nazım: Belli bir ölçü ve kalıp esas alınarak üretilmiş edebi ürünlerdir. ya da kısaca bütün şiir ve şiirler metinlerdir. hece vezni gibi belli bir kalıp ve ölçü kaygısı güdülerek yazılır.

    Kötek: Sopa, dayak anlamına gelen farsça söz

    Alamet: Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.

    Pespaye: Alçak, soysuz, aşağılık.

    Pervasız: Çekinmez, sakınmaz, korkusuz (kimse)

    Jenerasyon: Kuşak, nesil.

    Namzet: Aday. Halk ağzında sözlü, yavuklu.

    Vaha: Çöl ortasında bitkili alan.

    İstila: Bir ülkeyi silah gücüyle ele geçirme.

    İstişare: Danışma.

    İstina: Hakikat.

    Kıspet: Yağlı güreşte pehlivanların giydikleri, belden baldıra kadar uzanan, dar paçalı meşin pantolon.

    Zevk ü sefa: Saadet içinde yaşamak, mutlu mesut bir hayat sürmek.

    Mengenem: Onarma, işleme, düzeltme vb. işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir çeşit alet.

    Naralar: Her hangi bir yerde, bir kişinin ve ya topluluğun yüksek sesle haykırmasına,bağırmasına denir.

    Resmedil :Bir şeyin resmini çizmek. İz yapmak, işlemek, nakşetmek.

    Despot: Buyurgan

    Epidemik: Salgın hastalıkla ilgili

    Progressive: Sürekli, ilerleyici.

    Mavzer: İğneli tüfeğin yerine kabul edilen tüfek

    Mahzen: Yapılarda yer altı deposu.

    Anofel: Sıtma mikrobunu aşılayan bir tür sivrisinek

    Miğfer: Savaşçıların veya itfaiyecilerin başlarına giydikleri demir başlık.

    Markaj: Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun davranışına engel olma

    Rutin: Alışılagelen, her zamanki.

    Protest: İsyan, Protesto.

    Militan: Bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, mücadele eden kimse.

    Kamer: Ay.

    Parsa parsa: Para (Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para.)

    Kasımpatıbitki bilimi, çiçek) Bileşikgillerden, çiçekleri iri, katmerli ve çeşitli renkte, sonbahardan kışa değin açan birçok çeşidi olan çok yıllık bir süs bitkisi.

    Madara: Kötü, sevimsiz.

    Perspektif: Bakış açısı.

    Humanist: Hayatının merkezinde "insan" olan, sevgi-saygı yumağı insancıl kişi.

    Sofistike: Zor ve karmaşık konulardan anlayan (kimse)

    Teyyare: Uçak.

    Ötenazi: Hastanın iyileşme umudunun olmadığı hallerde hastanın acılarına son vermek için hastaya uygulanan ölüm uygulaması.

    Bariton: Tenor ve bas arasında, orta kalınlıkta erkek sesi.

    Etnik: Irk, soy.

    Sentez: Birden fazla maddenin kimyasal bir olayda kendi özelliklerini kaybedip, yeni özellikte bir madde meydana getirmeleri özelliğine denir.

    Kamil: Olgun insan.

    Hami: Koruyucu.

    Nostradamus: Tüm zamanların en çok tanınan kahinidir.

    Fanus: Süslü, ayaklı fener.

    İçtima: Askerde iken koyun niyetine sayılma esasına dayanan yoklama biçimi.

    Mesken: Konut, ikametgâh.

    Menşeği: Kaynağı, kökeni.

    Kumpas: Hile.

    Müstakil: Bağımsız.

    Hünkar: Osmanlılarda yalnız padişahlar için kullanılan bir unvan.

    Vibrasyon: Titreşim.

    Sürreal: Gerçeküstü.

    Histerik: Sinir bozukluğu.

    Fora: Yelken açtırma.

    Bora: Genellikle arkasından yağmur getiren sert ve geçici yel.

    Alakok: Rafadan (yumurta), yumurta pişirme yöntemlerinden biri.

    Mahremiyet: Gizlilik

    Kalpazan: Sahte para basan veya piyasaya süren kimse.

    Muhafız: Kolcu, koruyucu.

    Mahmuz: Kovboy filmlerinden hatırladığımız, kovboyların çizmelerine taktıkları, atın canını yakıp daha hızlı koşmasını sağlayan bir aparat.

    Buse: Öpücük.

    Muteber: Saygın, itibarı olan, hatırı sayılır, sözü geçer.

    Riyakar: İki yüzlü.

    İtibar: Saygınlık.

    İstifade: Yararlanma.

    Vekalet: Vekil olma, başkasının yerine bir işe bakma.

    Kanas: Sniper denen silahın diğer adıdır

    Primadonna: Operada baş kadın rölünün oynayan oyuncu.

    Mastor: Çok sarhoş olan kişi.

    Arif:Çok anlayışlı ve sezgili (kimse)

    Tahrik: Yola çıkartma, hareket ettirme, kımıldatma.cinsel isteği, duyguları artırma.

    Nazır: Bakan, dünya düzeni.

    Sürçilisanil Sürçmesi.

    Teneşir: Üzerinde ölü yıkanan yer.

    Paklamak: Temizlemek,arıtmak. Öldürmek,işini bitirmek,yok etmek.

    Meleşir: Ötüşmek.

    Selamet: Esen olma. Sabrın sonu.

    Seyyah: Gezgin.

    Velakin: Gelgelelim.

    Foslar: Temelsiz, kof, çürük.

    Avare: Başı boş.

    Raks: Bir tür dans.

    Mohikan: Son savaşçı.

    Kıstas: Ölçüt.

    Sema: Gökyüzü.

    Hazan: Güz, sonbahar.

    Kalbur: Tahıl ve diğer iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek.

    Dada: Dada, Dadaizm veya Dadacılık I. Dünya Savaşı yıllarında başlamış kültürel ve sanatsal bir akımdır. Dada Dünya Savaşının barbarlığına, sanat alanındaki ve gündelik hayattaki entelektüel katılığa ve erotizme bir protesto olmuştur. Mantıksızlık ve varolan sanatsal düzenlerin reddedilmesi Dada'nın ana karakteridir.

    Ab-ı hayat: Hayat suyu.

    Rasist: Irkçı

    İskandinav: Kuzey Avrupa yarımadalarının bütünü.

    Kof: Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan. Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz (kimse) Güçsüz, dermansız.

    Handikap: Engel.

    Provake: Kışkırtılmış.

    Kalender: Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse.

    Envai: Çeşit, cins, her nevi demek olup, ekseriyatla "envai çeşit" kalıbıyla kullanılır.

    Memba: Kaynak, pınar.

    Çulha: İnce dokunmuş tüysüz yum kumaş.

    Çelimsiz: Güçsüz, zayıf, nahif

    Glock: Avusturalya yapımı bir silah.

    Discography: Plak koleksiyonu, banda alınmış bilumum veya seçme müzik parçaları; banda alınmış veya plak haline getirilmiş müziğin düzenli bir şekilde sıralanması.

    Metronom: Bir müzik parçasının hangi hızla çalınması gerektiğini gösteren alet.

    Mağbedim: Tapınak.

    Ser: Baş, kafa, ilk, ön, üst.

    Senyör: Orta Çağda Avrupa'da toprağı olan derebeyi. Fransa'da bir soyluluk unvanı.

    İrfan: Allah tarafından doğruyu yanlışı ayırt etmek için verilmiş güç.

    Tan: Güneş doğmadan önceki alaca karanlık.

    Hallelujah: İbranice bir kelimedir.Jah Tanrı demektir.Başka dillerde de Liturjik bir alkış olarak kullanılır.Hristiyanlık'ta Tanrı'ya hamdolsun gibi bir anlamda kullanılır.

    Rakkase: Oynayıp dans eden kadın.

    İtimat: Güven, güvenç, emniyet.

    Tastamam: Çok uygun, tıpatıp.

    Hayta: Başıboş, bir baltaya sap olamamış.

    Hovarda: Yedirip içiren, içki sofrası kuran.

    Keşmekeş: Karışık olma durumu, karışıklık.

    Nizam: Düzen.

    Embesil: Budala, aptal, ahmak.

    Tahsil: Parayı alma, toplama.

    Müshil: İçsürdürücü, bağırsakları temizleyen.

    Gıybet: Bir kimsenin hoşuna gitmeyecek şekilde arkasından konuşmak demektir.

    Vesvese: Şüphe, kuruntu, işkil.

    İcra: Yapma, yerine getirme, (bir işi) yürütme.

    Probs: Desteklemek, destek koymak.

    Hoşaf: Şeker şurubunda, bütün veya dilimler durumunda kaynatılmış meyve, komposto.

    Kifayet: Yetişir miktarda olma, yetme, kâfi gelme. Bir işi yapabilecek yetenekte olma, yeterlik, liyakat, iktidar.

    Vebal: Günah

    Araz: Bulgu, belirtiler. Diğer anlam 'soğuk'.

    Garez: Amaç.

    Eza: Üzüntü, sıkıntı.

    Palas pandıras: Hemen, birden bire,habersiz hazırlıksız, çarçabuk.

    Arşın: Yaklaşık olarak 68 cm'ye eşit olan uzunluk ölçüsü.

    Mehtab: Ay ışığı

    Maarif: Öğrenim, bilgi, kültür.

    Nefis: Öz varlık, kişilik.

    Müdaafa: Savunma, koruma.

    İstismar: İşletme, yararlanma.

    Semer: At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç.

    Katbekat: Kat kat.

    Matem: Yas.

    Kenef: Tuvalet.

    Keleş: Yiğit, cesur, bahadır.

    Tar: Doğu Anadolu ile Azerbaycan'da çalınan bir çalgı türü.

    Faz: Elektrik geriliminde evre

    Legal : Yasal.

    Kerim: Soylu, asil, cömert.

    Farazi: Varsayımsal.

    Maslahat: Önemli iş, mesele.

    Velhasıl: Kısacası.

    Şeşhane: Namlusunda 6 yivi bulunan tüfek veya toptezhipte kullanılan 6 petalli bir çiçek motifi.

    Himaye: Koruma, kayırtma.

    Divane: Deli, kaçık, budala.

    Virane: Yıkıntı.

    Rivayet: Söylenti.

    Vilayet: Valisi olan yer, valilik.

    İnayet: İyilik, kayra.

    Sirayet: Hastalık başkalarına geçme, bulaşma.

    Şadırvan: Musluklu havuz.

    Mezra: Tarımla uğraşmak için oturulan, köyden küçük yerleşim birimi.

    Pörçük: Parca parca, daginik.

    Bürokrat: Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici.

    Fünye: Patlayıcı maddeyi patlatmaya yarayan fişek ya da düzenek.

    Samyeli: Çölden esen sıcak rüzgâr.

    Selim: Doğru, dürüst, kusursuz.

    Esame: Adlar, isimler.

    Seyran: Gezme, gezinme.

    Ahali: Aralarında aynı ülke, şehir, semt vb. bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk.

    Mechul: Bilinmeyen. Belli olmayan.

    Umursuz: umursamaz.

    İrtifa: Yükseklik, yükselti.

    Cengaver: Savaşta kahramanlık gösteren.

    İstikrar: Karar, kararlılık. Durulma.

    Esin: Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce, ilham.

    Teres: Pezevenk.

    Silsile: Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra.

    Hörgüc: Devenin sırtındaki tümsek, çıkıntı.

    Zeval: Yok olma, yok edilme. Suç, kabahat, sorumluluk.

    Hergele: Bineğe veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek sürüsü. Terbiyesiz, görgüsüz kimseler için bir sövgü sözü olarak kullanılır.

    Maraba: Çiftçi.

    Huri: Cennette yaşadığına inanılan kız.

    Suret: Görünüş, biçim. Yüz, çehre.

    Baht: Kader.

    Fevri: Birdenbire, düşünmeden yapan.

    Bamteli: Bazı sazlarda kalın ses veren tel veya kiriş. Çıkardığı sesle en çok his veren tel. Böylece bu sesi duyduğumuzda hisleniriz.

    Abbas: "Yola çıkacak kimse" anlamındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

    Kelam: Söz.

    Antikor: Hastalık etkenlerini zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde.

    Paraket: Suyun içinde asılı veya dibe uzanmış, serili olarak duracak şekilde düzenlenmiş, bir beden üzerinde çok sayıda kösteğe bağlı iğne taşıyan balık avcılığı aracı.

    Tesir: Etki

    Kodoman: İleri gelen, para veya makam sahibi kimse.

    Alim: Bilgin.

    Megaloman: Bir kimsenin kendi bedensel, cinsel, toplumsal ve zihinsel yeteneklerine aşırı değer vermesidir.

    Haspam: Kız veya kadınlara şaka veya alay yollu söylenen söz.

    Salim: Esen, sağlam.

    Şathiye: Dini ve tasavvufi halk şiirinde genel olarak mizahi manzumeler.

    --------------------------------------------------------------------

    --------------------------------------------------------------------
    Bir önceki konumuz olan «Forum Ne demek ?» konumuzunda ilginizi çekeceğini düşünerek incelemenizi tavsiye ederiz.
    Galatasaraylılık din gibi,mezhep gibi yerleşmiş köklü bir inançtır.
    -Metin Oktay
    Alıntı 03-10-12
  2. Üyelik tarihi
    09.11.2011
    Mesajları
    1.544
    Konuları
    264
    Rep Puanı
    10
    Takımı
    Fenerbahçe
    İsim
    Emre
    Teşekkür Ederim Yararlı Konu!

    --------------------------------------------------------------------


    Sanalika'ya geri döndüm!
    Alıntı 03-10-12
  3. Üyelik tarihi
    16.11.2012
    Mesajları
    3.398
    Konuları
    256
    Rep Puanı
    10
    Nerden
    Çanakkale/Biga
    Takımı
    Beşiktaş
    Meslek
    Öğrenci
    İsim
    Tolgahan Çavdar
    fihrist'ime geçirmem gerekiyor bazı bilinmeyen kelimeleri saol

    --------------------------------------------------------------------
    Alıntı 17-12-12
  4. Üyelik tarihi
    13.08.2012
    Mesajları
    1.397
    Konuları
    114
    Rep Puanı
    10
    Nerden
    Antalya
    Takımı
    Fenerbahçe
    Meslek
    Öğrenci
    İsim
    Berke Anıl Özçelik
    EE pis yedilide orço herkeze Kamil diyor Kamil=Olgun insan şimdi adama hak veriyorum

    --------------------------------------------------------------------
    Alıntı 20-12-12
  5. Üyelik tarihi
    13.08.2012
    Mesajları
    2.041
    Konuları
    258
    Rep Puanı
    10
    Nerden
    Ordu / Merkez
    Takımı
    Fenerbahçe
    Meslek
    öğrenci
    İsim
    Arıkan BALCI
    Teşekkürler.

    --------------------------------------------------------------------
    Mesaj Notu:
    gereksiz mesaj notu kullanımı yasaktır edit / Alexander Graham Bell
    Alıntı 25-12-12

Benzer Konular

  1. Pek Bilinmeyen GERÇEK Türkçe Türkçesi Kelimeler
    By Tavar in forum Forumexe Sözlük
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 03-07-12, 12:28

Bu Konudaki Etiketler

vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd © 2014 / Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1